Büşra Akbağ

Büşra Akbağ
@Busrakbag
Veteriner Hekim
1997
12 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şimdi beklenen bir intihardır, bir uçurumdur, bir düşüştür. Şimdi beklenen bir kocakarının günah dolu bir hayatın sonunda sefilce can vermesidir. Yoksa şimdi beklenen günah çıkarmadan geberen bir günahkarın şen hayatı mıdır? Şimdi beklenen bir başarı, bir mutluluk mudur?
Sayfa 35 - İletişim·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Açık bir kitap gibi Yıldız. Boşlukları ve harflerinin büyüklüğüyle insanı şaşırtıyor. Azıcık yazısı olan çocuk kitaplarını andırıyor. Bütün o geniş satır aralarında gizlenen yazıları keşfedinceye kadar, öyle.
Sayfa 41 - Everest·Kitabı okudu
Bence insanların en büyük hatası özgürlüğün kuralsızlık olduğunu sanmaları. Oysa kuralsızlık aslında insanın davranışlarının dış etkiler tarafından belirlenmesi ve kolayca manipüle edilebilmesi demek. Ancak kendi koyduğu ilkelere göre yaşayan birisi özgür olabilir
Sayfa 59 - Yordam kitap·Kitabı okudu
Gazeteciler yazarlardan koca bir kitabı tek bir cümleyle özetlemesini isterler her zaman. İşte bu kitap için o cümle şu: “Tarih farklı halklar için farklı yönde gelişti ama bu, çevresel farklardan dolayı böyle oldu, o halkların biyolojik farklılıklarından dolayı değil.”
Sayfa 17 - Pegasus
Tam Ankara’ya gitmek için yola çıkacaktı ki, karşısına bir kadın dikildi. Esmerdi, siyah bir elbise giymişti, kamçısı siyah, çizmeleri siyah, pantolonu siyah, atı siyahtı. 34 yaşında, erzurumluydu. Binbaşı eşini Sarıkamış’ta kaybetmişti. 3 gün at sürerek Sivas kongresine gelmiş, yolunu gözleyip Mustafa Kemal’in karşısına dikilmişti. “At binerim, silah atarım, bana iş ver” demişti. Fatma Seher’di. Tarihi sıfatını Mustafa Kemal taktı. “ keşke bütün kadınlar senin gibi olsa kara Fatma”dedi! Elinin hamuruyla erkek işine karışmasın filan gibi cinsiyetçi yaklaşımlar, Mustafa Kemal’in ciddiye bile almadığı kavramlardı. Kadının insandan bile sayılmadığı zamanlardı ama, Mustafa Kemal için kadın veya erkek ayrımı yoktu. Yürek var mı ona bakıyordu. Kendi el yazısıyla görev pusulası yazdı, imzaladı. “ İstanbul’a git, üaküdarlı kuvvacı albay Neşet beyi bul, bu pusulayı ona ver” dedi. Gitti, buldu… Neşet bey İzmir bölgesine görevlendirdi. Aralarında kendi kızının olduğu 15 kadınla milis müfrezesi kurdu. İki ay geçti, emrindekilerin sayısı 700 e yaklaşmıştı. 43 kadın, 600 küsür erkeğin komutanıydı. Sadece kara gözlü değildi, Gözükara’ydı. İnönü’de, Sakarya da çarpıştı. Yanındaki kadınların 28 i şehit düştü. Kızı vuruldu, 2 parmağı koptu. Kendisi sağ kolundan yaralandı. Bir ara cephane sandıklarını naklederken esir düştü, 19 gün işkence gördü, kaçmayı başardı. Büyük taarruza katıldı. 9 eylülde izmire giren süvarilerin arasındaydı. İstiklal madalyası aldı, üsteğmen olarak emekliye ayrıldı. Maaş bağlanmasını kabul etmedi. Emekli maaşını Kızılay’a bağışladı. Kişisel menfaat peşinde koşmadı, köşesine çekildi, izi kayboldu. Yıllar sonra dara düştüğü, kimseye haber vermediği, evsizlere yardım eden Galata’daki Rus manastırına sığındığı ortaya çıktı. Yalvar yakar zorla ikna edildi,
Sayfa 96 - Kırmızı kedi·Kitabı okudu