Perihan Mağden

Perihan Mağden

Yazar
6.5/10
190 Kişi
·
863
Okunma
·
48
Beğeni
·
3439
Gösterim
Adı:
Perihan Mağden
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1960
Perihan Mağden (d. 1960, İstanbul) Türk yazar.

Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Köşe yazıları yazmaya başlamadan önce 3 yıl Asya'da dolaştı. Hindistan, Japonya ve ABD'de bulundu, çeşitli işlerde çalıştı. 1997-2005 yılları arasında Radikal gazetesinde çalıştı. 2005 sonbaharında Yeni Aktüel dergisinde köşe yazıları yazmaya başladı. 2006 Ekim'inden itibaren de bir süre RED dergisinde yazıları yayımlandı. 2007 Şubat ayından itibaren yine Radikal'de köşeyazıları yazmaya başladı. İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla filme çekildi.

2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı. Hollanda`da Hamide Doğan tarafından Felemenkçeye çevrilen Haberci Çocuk Cinayetleri adlı kitap, Athenaeum-Polak& Van Gennep tarafından basıldı. Rusya`da ise Mağden, kitabın yayınlanmasıyla birlikte Moskova`daki Gayatri Yayınevi`nin ilk Türk yazarı oldu.

3 Kasım 2011 tarihinden 19 Ekim 2014 tarihine kadar Taraf Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı.

10 Ağustos 2015 tarihinden bu yana da Nokta Dergisi'nde köşe yazıları yayınlanıyor.
Balzac'ın dediği gibi : ''Her aşk ilişkisinde canı sıkılan bir işkenceci ve canı acıyan bir kurban vardır.''
Yetimhanenin soğuk demek olduğunu, doğdu doğalı biliyor Ramazan. Yetim demek, üşüyeceksin demek. Hep üşüyeceksin, boşuna titreme.
"Hem yetimhane demek soğuk demek. Taş soğuğu, eşyasız, halısız, uçsuz bucaksız. İnsanın içinin en başından titremesi, büzülmesi, daralması, çekmesi demek."
280 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Konuları farklı olsa da; yazarın daha önce okuduğum Ali ve Ramazan isimli kitabını hatırlattı bana. Kısaca birbirlerinden farklı aile yapısına sahip; biri üniversite öğrencisi, diğeri üniversite sınavına hazırlanan ve bir şekilde yolları kesişen iki genç kızın hikayesini anlatıyor denilebilir. Kitabın dili güzel olmakla birlikte, ana karakterlerden Behiye'nin psikolojisindeki iniş çıkışlar, karamsarlığı biraz yordu.
144 syf.
·2 günde·2/10
Aslında bir kitaba "ölü kitap" yakıştırması yapmayı sevmem ama bu kitap hakikaten ölü bir kitap.
Yazıldığı ve referans aldığı zaman diliminin üstünden çoook sular geçti.
Pop star furyası ve günümüz evlendirme programlarının atalarına bol bol atıf var. Bu çağdan bakınca, pek ardıma dönüp bakmak istemediğim yıllar.
Yazarı okurken kendimi bayağı bir cahil hissettim. Batıya dönük yüzü ve içinde yaşadığı kültürü ezikleme çabası tahammülümün olmadığı bir sey.
Botoks temalı yazısı hemen hemen 14 yıllık. Bu uygulama hakkında bu denli sert bir yazı yazmak için 10 yıl sonra ki halini de düşünmek gerekiyor. Gençken ve kaz ayağın yok iken böylesine bir yazı yazıp, yaptıranlara giydirmek kolay. Hadi bu yaziyi yazdın 13 yıl sonra neden kendin yaptırdın?
"Eyy okur" şunu şunu yap bunları oku temalı kitaplardan ve okuyucunun zekasını hafife alan yazılardan fena halde rahatsızlık duyuyorum. Sen elmayi seviyorsun diye okuyucun da elma sevmek zorunda değil.

İsmini ağzıma almak istemediğim rahmetli medyacımsı için yazdıklarını desteklemekle birlikte, ben de ayının tarafındayım o yazıyı sevdim. Verdiğim 2 puanıda köpeğinin ve aralarındaki bağın hatrına verdim.
170 syf.
·Beğendi·7/10
Bir zamanlar Radikal'de köşe yazarlığı yapmış olan Perihan Mağden'in ne kadar sivri dilli olduğu bilinir. Geçmişte davalık olduğu pek çok kişi olmuştu. Aslında mizacını sakınmayan, fırtınalıysa güneş açmayan, dürüst bir kişi olduğu için takdir edilebilir kimilerince... Kitabın hikayesine gelirsek, on iki yaşında hayal güçlerine sığınan yalnız sorunlu zeki bir çocukla ona refakatçilik etmeyi kabul edip işe alınan en az çocuk kadar kendi dünyasında denge sorunu olan bir kadını anlatıyor. Hem de gemi yolculuğu eşliğinde. Okurken küçük kızın ettiği laflara çok şaşırdım hele yaptığı resimlerin isimleri beni benden aldı; 'Pandayı yiyen Çinlinin idamı, ölümsüz cüce akrobatlar tropu, tango iki kişiyle yapılır.' Geminin kaptanı ise ne zaman konuşsa güldüm, Proust okuyan ve bunu bar tezgahının altına zula eden bir barmen vardı, ünlü bir yazar ve sevgilisi... Çok değişik ve çok akıcı bir kitaptı.
160 syf.
·Beğendi·7/10
Perihan Mağden'in bu ilk kitabını zaman zaman iğrenerek okudum.
Kitapta +18 'lik kelimeler rahatsız edecek derecede.Yetimhane de başlayan bir hayat ve sahipsizlik,insanı nerelere sürükleyebiliyor.O dünyayı bütün çıplaklığıyla -ister istemez- adeta yaşıyorsunuz.İyi okumalar..
160 syf.
·2 günde·9/10
İki erkeğin arasındaki aşk ne kadar safsa, hayatını başka erkeklerle yatarak geçiren Ramazan'ın yaşadıkları okurken o kadar rahatsız edici. Ama zaten bu roman da o yüzden yazılmamış mı? Biraz rahatsız ol ki, düşün. Düşün de iki erkeğin de aşk yaşayabileceğine, bunun adına "ibnelik" denmeyeceğine inan.
184 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Koskocaman bir üzgün işareti. Hikayenin sonu böyle bitmemeliydi. Ama spoyler mıpoyler felan olur, yok söylemem. Çok enteresan bir roman. Annesi ve babası tarafından sevilmemiş bir anne. Bu annenin yetiştirdiği bir kız çocuğu. İllegal işler ve bu düşüncelerini de kızına işlemiş. Bir yandan kızına bu denli bağımlılığı imrendirse de, psikolojik olarak da kızına bir alkol bir uyuşturucu maddesi gibi bağlı kalması insanın beyninde farklı soru işaretleri uyandırıyor. Psikolojik bir roman. Konu aynı şeyin etrafında dönse de sıkılmadan okudum diyebilirim. Keyifli okumalar.
Kitapları yarım bırakmaktan hiç hoşlanmıyorum ama kelimeleri bölmesinden ve tekrarlamasından gına geldi,akıcı değil devam edemedim.
Pattttttt pat-la-ya-ca-ğım ,taşşşşşşş bu neya
144 syf.
·6/10
Youtube kanalları var Nedir?/Tolk gibi.Kitap yazıldığı zaman itibariyle konu olarak farklı ama işleyiş tarzı bu kanallara benziyor.

Eğlenceli bir kitap.Canınız sıkkın olduğu zaman okuyabileceğiniz,kafa dağıtabileceğiniz denemeler var.Tabi çok çok güzel değil ancak sizi o anki sıkıntınızdan kurtarabilecek türden.
144 syf.
·2 günde·7/10
İNCELEMEYE GEÇMEDEN ÖNCE BURADAKİ BAZI İNCELEMELERE DE ARADA DEĞİNECEĞİMİ BELİRTMEK İSTERİM.
Korkma Bu Akşam Gelip Çalmam Kapını Gazeteci-Yazar Perihan Mağden'in gazetelerdeki köşe yazılarının bazılarının derlemesidir ve yazıldığı dönemdeki güncel konuları ele almaktadır. Evlilik programları, F tipi cezaevlerindeki uygulamalar, dönemin insan potreleri, kendine dair vurgular, bazı yazarlar, medyacılar ve sanatçılar gibi toplumda kabul görmüş veya kabul görmemiş kişilerin yazarın kendine göre eleştirileri gibi... Bazı incelmelerde konuların güncel olmadığından dem vurulmuş! Güncel okuman gerekiyordu o zaman arkadaşım. ya da okumadan önce kitapla alakalı iyi bir araştırma yapman gerekiyordu. Yazar sana güncel konulara değineceğim diye bir teminat vermedi ki neticede! Kaldı ki kitap 2004 basımı ve kim bilir sen kaç yılında kitabı okudun!
Diğer taraftan yazarın eleştirdiği bazı yazarlar olmuş yazılarında ve bu durum rahatsızlık oluşturmuş. Bundan dolayı da toz kondurmaz bir tutumla Perihan Mağden eleştirilmiş. Birincisi oradaki eleştiriler yazarın kendi görüşüdür ve bireyseldir, bu unutulmamalı. İkincisi yazar başka yazarları yerdi diye senin de onu yerden yere vurman aynı şeyi yaptığını gösterir.
Diğer bir nokta ise yazarın bazı kelimeleri kendince uyarlayıp değiştirdiği için Türkçeyi katlettiği yönünde eleştiriler getirilmiş. Arkadaşlar buradaki metinler köşe yazılarıdır, edebi metin değil ve köşe yazarları bazen eleştirel yaklaşım için kendince bazı tutumlar sergileyebilir ve kelimelerle oynayabilir. Bu onun Türkçeyi katlettiği anlamına gelmez. Evet, benimde pek hoşuma gitmiyor bu durum ama yazarın kendi tercihi, kendi tutumudur. Beğenip beğenmemek sana kalmış bir şey fakat yazar Türkçe bilmiyormuş gibi tavır almak doğru değil.
Birde kitabı kitaplığından bir an önce çıkaracak arkadaşlar var burada. Hiç bekleme. Hemen çıkar derim!
Muhtemelen yazarın avukatlığını yaptığımı söyleyenler olacaktır. Hayır efendim! İnandığı doğruları tepki almak pahasına yayınlayacak cesareti gösteren birine duyduğum saygı söz konusudur.
Değinmeden geçemeyeceğim diğer bir konu ise yazarın Batı özentisi olduğunu söyleyen arkadaşların bu kanıya nasıl vardığıdır. Yakınen tanışmışlıkları mı var yoksa sadece okudukları bir kaç metinle mi bu kanıya vardılar?
Lütfen eleştiri yaparken kıstaslarınızın yanında saygınız da olsun!
Bana gelince; kitap köşe yazılarının derlemesi olup döneminin eleştirileri olduğunu bildiğim için ona göre okudum. Eleştirilerinde onaylamadığım yerler olduğu kadar onayladığım yerler de oldu. Tabi ki bu çok normal bir durum çünkü yazarla aynı paralellikte olacağım diye bir kaide yok. Köşe yazılarının o sohbet havasını ben metinlerde bulabildim, tabi ki yazarın kendi üslubuyla. Bazı metinlerde konudan konuya geçiş yapılmış ya da konudan sapmalar olmuş. Bu biraz o metinleri değerlendirmemde beni zorladı. Okunmalı mı diye sorarsanız, kesinlikle okumalısınız diyemem ancak hiç köşe yazısı okumadıysanız ya da sevmiyorsanız kitabın kapağını bile açmayın derim.
Bir günde okunabilecek bir kitap ancak okumadan önce önyargılarınızı bir kenara bırakın derim.
KİTAPLA KALIN...
160 syf.
·10 günde·10/10
Ali ile Ramazan|Perihan Mağden
İkisi de erkek; tamam. Ama aşıksan ne yazar:
Kime ne yazar!
Ali ile Ramazan'ın yetimhanede başlayan hikayesi 1992'de üçüncü sayfa haberinde son buluyor.
Hergün televizyonlarda izlediğimiz sıradan aşk hikayelerinden değil onlarınki. Adeta aşkın iki cinsiyet arasında değilde iki ruh arasında yaşandığını kanıtlar nitelikte.
Kitap aynı zamanda üzücü Türkiye gerçeklerini de yüzümüze çarpıyor...

Yazarın biyografisi

Adı:
Perihan Mağden
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1960
Perihan Mağden (d. 1960, İstanbul) Türk yazar.

Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Köşe yazıları yazmaya başlamadan önce 3 yıl Asya'da dolaştı. Hindistan, Japonya ve ABD'de bulundu, çeşitli işlerde çalıştı. 1997-2005 yılları arasında Radikal gazetesinde çalıştı. 2005 sonbaharında Yeni Aktüel dergisinde köşe yazıları yazmaya başladı. 2006 Ekim'inden itibaren de bir süre RED dergisinde yazıları yayımlandı. 2007 Şubat ayından itibaren yine Radikal'de köşeyazıları yazmaya başladı. İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla filme çekildi.

2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı. Hollanda`da Hamide Doğan tarafından Felemenkçeye çevrilen Haberci Çocuk Cinayetleri adlı kitap, Athenaeum-Polak& Van Gennep tarafından basıldı. Rusya`da ise Mağden, kitabın yayınlanmasıyla birlikte Moskova`daki Gayatri Yayınevi`nin ilk Türk yazarı oldu.

3 Kasım 2011 tarihinden 19 Ekim 2014 tarihine kadar Taraf Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı.

10 Ağustos 2015 tarihinden bu yana da Nokta Dergisi'nde köşe yazıları yayınlanıyor.

Yazar istatistikleri

  • 48 okur beğendi.
  • 863 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 187 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları