Perihan Mağden

Perihan Mağden

YazarÇevirmen
6.6/10
269 Kişi
·
1.232
Okunma
·
56
Beğeni
·
3.867
Gösterim
Adı:
Perihan Mağden
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1960
Perihan Mağden (d. 1960, İstanbul) Türk yazar.

Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Köşe yazıları yazmaya başlamadan önce 3 yıl Asya'da dolaştı. Hindistan, Japonya ve ABD'de bulundu, çeşitli işlerde çalıştı. 1997-2005 yılları arasında Radikal gazetesinde çalıştı. 2005 sonbaharında Yeni Aktüel dergisinde köşe yazıları yazmaya başladı. 2006 Ekim'inden itibaren de bir süre RED dergisinde yazıları yayımlandı. 2007 Şubat ayından itibaren yine Radikal'de köşeyazıları yazmaya başladı. İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla filme çekildi.

2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı. Hollanda`da Hamide Doğan tarafından Felemenkçeye çevrilen Haberci Çocuk Cinayetleri adlı kitap, Athenaeum-Polak& Van Gennep tarafından basıldı. Rusya`da ise Mağden, kitabın yayınlanmasıyla birlikte Moskova`daki Gayatri Yayınevi`nin ilk Türk yazarı oldu.

3 Kasım 2011 tarihinden 19 Ekim 2014 tarihine kadar Taraf Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı.

10 Ağustos 2015 tarihinden bu yana da Nokta Dergisi'nde köşe yazıları yayınlanıyor.
Zira gözler! Kalbin aynası olan gözler değişmiyor. Yüz ne kadar değişse,vücut ne kadar değişse, gözler aynı kalıyor. Yılların, yaşanmışlıkların gözlere bir tesiri olmuyor. Gözler hep aynı gözler.
Perihan Mağden
Sayfa 158 - Can yayınları
144 syf.
·2 günde·2/10
Aslında bir kitaba "ölü kitap" yakıştırması yapmayı sevmem ama bu kitap hakikaten ölü bir kitap.
Yazıldığı ve referans aldığı zaman diliminin üstünden çoook sular geçti.
Pop star furyası ve günümüz evlendirme programlarının atalarına bol bol atıf var. Bu çağdan bakınca, pek ardıma dönüp bakmak istemediğim yıllar.
Yazarı okurken kendimi bayağı bir cahil hissettim. Batıya dönük yüzü ve içinde yaşadığı kültürü ezikleme çabası tahammülümün olmadığı bir sey.
Botoks temalı yazısı hemen hemen 14 yıllık. Bu uygulama hakkında bu denli sert bir yazı yazmak için 10 yıl sonra ki halini de düşünmek gerekiyor. Gençken ve kaz ayağın yok iken böylesine bir yazı yazıp, yaptıranlara giydirmek kolay. Hadi bu yaziyi yazdın 13 yıl sonra neden kendin yaptırdın?
"Eyy okur" şunu şunu yap bunları oku temalı kitaplardan ve okuyucunun zekasını hafife alan yazılardan fena halde rahatsızlık duyuyorum. Sen elmayi seviyorsun diye okuyucun da elma sevmek zorunda değil.

İsmini ağzıma almak istemediğim rahmetli medyacımsı için yazdıklarını desteklemekle birlikte, ben de ayının tarafındayım o yazıyı sevdim. Verdiğim 2 puanıda köpeğinin ve aralarındaki bağın hatrına verdim.
280 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Konuları farklı olsa da; yazarın daha önce okuduğum Ali ve Ramazan isimli kitabını hatırlattı bana. Kısaca birbirlerinden farklı aile yapısına sahip; biri üniversite öğrencisi, diğeri üniversite sınavına hazırlanan ve bir şekilde yolları kesişen iki genç kızın hikayesini anlatıyor denilebilir. Kitabın dili güzel olmakla birlikte, ana karakterlerden Behiye'nin psikolojisindeki iniş çıkışlar, karamsarlığı biraz yordu.
170 syf.
·Beğendi·7/10
Bir zamanlar Radikal'de köşe yazarlığı yapmış olan Perihan Mağden'in ne kadar sivri dilli olduğu bilinir. Geçmişte davalık olduğu pek çok kişi olmuştu. Aslında mizacını sakınmayan, fırtınalıysa güneş açmayan, dürüst bir kişi olduğu için takdir edilebilir kimilerince... Kitabın hikayesine gelirsek, on iki yaşında hayal güçlerine sığınan yalnız sorunlu zeki bir çocukla ona refakatçilik etmeyi kabul edip işe alınan en az çocuk kadar kendi dünyasında denge sorunu olan bir kadını anlatıyor. Hem de gemi yolculuğu eşliğinde. Okurken küçük kızın ettiği laflara çok şaşırdım hele yaptığı resimlerin isimleri beni benden aldı; 'Pandayı yiyen Çinlinin idamı, ölümsüz cüce akrobatlar tropu, tango iki kişiyle yapılır.' Geminin kaptanı ise ne zaman konuşsa güldüm, Proust okuyan ve bunu bar tezgahının altına zula eden bir barmen vardı, ünlü bir yazar ve sevgilisi... Çok değişik ve çok akıcı bir kitaptı.
162 syf.
·2 günde·10/10
Bu eseri okuyan acı gerçeklerle karşı karşıya kalıp esaslı bir empati yapmalı...

Yok saydığımız ama maalesef var olan bir gerçeklik :(

Yaşanmışlıklar ancak bu kadar özümsenerek anlatılır ve hissettirilir :( TEŞEKKÜRLER Perihan Mağden...

Not: Bazı cümleler beni rahatsız etse de; konu itibariyle kitabı tamamlamış diye düşünüyorum.
160 syf.
·2 günde·9/10
İki erkeğin arasındaki aşk ne kadar safsa, hayatını başka erkeklerle yatarak geçiren Ramazan'ın yaşadıkları okurken o kadar rahatsız edici. Ama zaten bu roman da o yüzden yazılmamış mı? Biraz rahatsız ol ki, düşün. Düşün de iki erkeğin de aşk yaşayabileceğine, bunun adına "ibnelik" denmeyeceğine inan.
184 syf.
·23 günde·2/10
İlk sayfalardan sıkılmaya başlasamda bitirdiğim kitaptır.Kitaba gelecek olursak küçük kız ve annesinin kaçması neyden kaçtıklarını bile anlayamadım şahsen annenin kızına olan korkunç bağımlılığı belki kitabın sonu beni şaşırtır diye devam etmek istedim ama ne yazık ki beklediğim sonucu alamadım bu kitap burda bitmemeliydi çok saçma bir son olmuş...
160 syf.
·Beğendi·7/10
Perihan Mağden'in bu ilk kitabını zaman zaman iğrenerek okudum.
Kitapta +18 'lik kelimeler rahatsız edecek derecede.Yetimhane de başlayan bir hayat ve sahipsizlik,insanı nerelere sürükleyebiliyor.O dünyayı bütün çıplaklığıyla -ister istemez- adeta yaşıyorsunuz.İyi okumalar..
162 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
"En çok etkilediğin kitap nedir?" sorusuna cevaben aklıma ilk gelen kitaplardan biridir Ali ile Ramazan... Su gibi akan bir üslup. Küfür, kıyamet... Çokça gözyaşı, çokça cam kırığı yürekte. Ama gerçek. Çok gerçek. Çoğu aşk sandığımızdan daha gerçek. Perihan Mağden'in kalemine, yüreğine sağlık...
Sylas
Sylas Herkes Seni Söylüyor - Sahi Mutsuz musun?'u inceledi.
230 syf.
Sakın okuyup zaman kaybetmeyin arkadaşlar benden size samimi bir tavsiye. Zamanın devletini ve ayrıca milletimizi karalamaktan ve kötü göstermekten,bizi ''maksatsız'' diye nitelemekten başka bişey zırvaladığı yok. Devlet yönetimini eleştirebilirsin hakkındır milleti eleştiriyosan eğer Kapıkule'den cıkmaya başla kalabalık yapma burda. Kendimizi yeterince yerdik arkadaşlar böyle ''maksatsız''yazarları okuyup daha da aşağılık kompleksine sokmayalım toplumumuzu. Zaman kaybetmeye değmeyecek bir kitap arkadaşlar emin olun.
184 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ben böyle kindar, sürekli nefret dolu ve çirkin yazan bir yazar görmedim duymadım tanımadım. Sizin gibi bir yazarı tanıdığım için kendimden özür dilerim.
'Ruh Kataraktı' adını taktığınız durum, bizzat sizin yaşadığınız bir durum... Üslubunuz hep kırıcı, itici, acımasız, aşağılayıcı ve hakaret dolu. Hoşgörü namına kalbinizde gram yer yok.

Sayfa 128 "İtiraf edin! Empati katsayısı en yüksek, en misyoner, en adanmış ulvi ruhlardan dahi olsanız, sizin de gözünüzün değmesini istemeyeceğiniz, tüm benliğinizle nefret nefret! ettiğiniz birileri, bir insanlık hali vardır. Benim üstümde bu ağır gözümü değdirmeme arzusunu, yoğun ruh ve mide bulantısını yaratan bir insan tipi var. BİR ÇEŞİT TÜRK SEMİRMİŞ BURJUVA KADINI! Onlardan hakikaten fiziksel bir şekilde, tiksiniyorum. Mideme bir dönme, ruhuma bir cendere hissini salıveriyorlar. Mevcudiyetleri bana ağır geliyor. Mevcudiyetlerine katlanamıyorum ! " ...
Diye devam eden yazınızda farkettim ki,
bana yukarıda yazılanları yaşatan; bu kitap oldu ve sizin gibi sürekli nefretini böyle kolay kusup, iyilik ve güzellikten yazmaya gelince kılı kırk yaranların mevcudiyetine katlanamıyorum.

Barış Manço'nun vefatından sonra yazdığınız yazıda eşine 'Kutsal Dul' çocuklarına 'Kutsal Emanetler olmadıklarını kanıtladıkları' demeniz yetmiyor gibi, bir diğer makalenin başlığı "Ölümün Mahremiyeti Yerine Pornografisi" yazmanız hiç samimi olmadığınızın kanıtı. Sayfa 143 'Ölümün bir de mahremiyeti olmalı, değil mi ? Diye sorarken keşke eleştirdiklerinize değil kendinize sorsaydınız... Sivri dilli olmak ayrı bir şey, ahlak yoksunluğu ayrı bir şey ... Köşe yazarı olmak sivri dilli olmayı elbet gerektirir ama sizin ki başka ... Son olarak tüm Türk halkını benzettiğiniz cümleyi size iade ediyorum, sizin deriniz kalınlaşmış, kalbiniz taşlaşmış ve ruhunuz uçurumlanmış !

Yazarın biyografisi

Adı:
Perihan Mağden
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1960
Perihan Mağden (d. 1960, İstanbul) Türk yazar.

Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Köşe yazıları yazmaya başlamadan önce 3 yıl Asya'da dolaştı. Hindistan, Japonya ve ABD'de bulundu, çeşitli işlerde çalıştı. 1997-2005 yılları arasında Radikal gazetesinde çalıştı. 2005 sonbaharında Yeni Aktüel dergisinde köşe yazıları yazmaya başladı. 2006 Ekim'inden itibaren de bir süre RED dergisinde yazıları yayımlandı. 2007 Şubat ayından itibaren yine Radikal'de köşeyazıları yazmaya başladı. İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla filme çekildi.

2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı. Hollanda`da Hamide Doğan tarafından Felemenkçeye çevrilen Haberci Çocuk Cinayetleri adlı kitap, Athenaeum-Polak& Van Gennep tarafından basıldı. Rusya`da ise Mağden, kitabın yayınlanmasıyla birlikte Moskova`daki Gayatri Yayınevi`nin ilk Türk yazarı oldu.

3 Kasım 2011 tarihinden 19 Ekim 2014 tarihine kadar Taraf Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı.

10 Ağustos 2015 tarihinden bu yana da Nokta Dergisi'nde köşe yazıları yayınlanıyor.

Yazar istatistikleri

  • 56 okur beğendi.
  • 1.232 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 243 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları