Bulgar yaşamında kişisel günlük, mektup-roman ve benzer türlere ait güçlü bir gelenek olmamıştır, ne geçen yüzyılda ne de bir öncekinde. Bu da bizim kişisel meseleler konusundaki içsel suskunluğumuzun bir parçasıdır. O, daima iyi saklanmış bir sırdır...
Bu ataerkil enlemlerde derler ki, çocuklar ağlıyorsa korkacak bir şey yoktur ama yetişkinler ağlıyorsa o zaman vardır. Ya aynı anda hem çocuk hem yetişkinsen...
Apartman girişinde yazan "Çıkarken Işıkları Söndürün" uyarısını bu kadar ciddiye aldığını bilmiyordum. Hayatımdan çıkarken bütün ışıklarımı söndürdün, üstüme xxl bir kadife karanlık örttün. Ayaklarıma dolandın, kollarımı bağladın. Terk edilmiş evlerin koltukları gibi sarındım yokluğuna.