Paul Cezanne sanatın geleceğini kökten etkileyebilecek yeni bir uzam biçimi keşfettiğine ve resimlediğine kuvvetle inanırken aynı zamanda her anını dolduran acılı kuşkular içindeydi. Kendini adama ve şüphe arasındaki ilişki hiçbir şekilde uzlaşmaz değildir. Kendini adama şüphe içermediği zaman değil, şüpheye rağmen olduğunda en sağlıklıdır. Tamamıyla inanmak ve aynı zamanda şüpheleri olmak hiç de çelişkili değildir: Doğruya daha büyük bir saygı beslemek, doğrunun verili bir anda söylenen ya da yapılandan her zaman daha öteye gittiğinin farkında olmaktır. Doğru bu yüzden sonu gelmez bir süreçtir. Böylece Leibniz’e atfedilen ifadenin anlamını bilebiliriz: “Eğer bir şey öğrenebileceksem en kötü düşmanımı dinlemek için yirmi mil yürürüm.”
•Antigone, Thebai üçlemesinin en çarpıcı halkasıydı benim için. Yasa ile vicdanın çatışması, gururun getirdiği yıkım…En acısı da her şeyin farkına varıldığında artık çok geç olması; kör inat ve gururun kaçınılmaz sonu. Kısa ama öğretileriyle etkileyici bir tragedya. Üçlemeyi sırasıyla okumanızı öneririm.
AntigoneSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,3bin okunma