Gerçeği anlatmak istediğinizde, konuşulan dil son derece yetersiz kalır; bir yazarın yapabileceği en iyi şeyse, gerçeğe yaklaşmaya çalışmaktır. Bu genellikle umutsuz bir çabadır, dolayısıyla ona güvenilmez. Dil ancak özgün olan şeyi bozar, tahrif eder. Yazar ne kadar çabalarsa çabalasın, kullandığı sözcükler her şeyi altüst eder, yanlış tanımlar ve bütün gerçeği kağıt üzerindeki yalanlara dönüştürür.