•21•

10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2021 58. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 16:22
Mezopotamya neresidir? Mezopotamya Dengbêjlerin, De lo lo lo loy diye başlayıp Oyyy li min daye diyerek bitirdikleri can alıcı notadadır. Diyarbakır'da dört ayaklı minarenin gölgesi, Ape Musa'nın Kürtçe ıslığıdır... Yüzü deq'li Ana, Ezidi kadınların örüklü saçı ve Midyat'ta Mor Gabriel kilisesinin çan sesinde yankılanan hüzündür MEZOPOTAMYA... Ey Amed; Te çend zilm û zordarî dît, Çend ser... Te çend cengawer spartin dilê xwe, Çend zarok mirin di dergûşa dilê te de ey Amed!.. Çend deman te zarokên çavbiken, Bi çîrok û berxwedanîya xortên leheng mezin kir.... De bêje... Ey Amed!.. Te çend şer dît, Çend zilm û zordarî, Taviyên çend tofana li ser te barîn,
Yüreğim CoğrafyamdırŞoreşger Karakol · Ar Yayınları · 20216 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·64 syf.··
2021 57. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2021 22:11
EPEY Gece çok uzun sürdü, dostlarımız gelmediler Otlar uzayacak dediler, mevsimi hiç gelmedi Bir yokuştan aşağı çoktan indi çıkanlar Göç döngüsü bitirdi şimaldeki kavimler Birden otlar boy verdi, mevsim nihayetteyken Gelmedi dostlarımız, çok uzundu geceler Ayaz vurdu, uzadı tüyler, şeffaf ve sert tırnaklar Pusudaydık, pasli sudaydık, taze yemişlerin posasıydı her gece Eşikteydi kulağımız, düşman her daim tetikte Dostlarımız gelmediler Çok yaklaşmıştı oysa, sabahın gelişine denk Güneşin doğuşuyla dostların gelişini Otların serinliği, o yumuşak tüylerin Sert tirnakların ve saç diplerinin. Uzaması çok süren o karanlık gecenin Sonunu getirecek bir gelişle gelerek Hepimiz yanlış bir telaffuzdan utanır gibi Dostların gelmediğini kendimizden sakladık Gelmediler, beklemek boş bir sokağa dönüştü Dokunulmamış eşyalar gibi tozumuzla örtündük Çok erken gelselerdi yaşımız birden büyürdü Gelmediler, gecikmenin sonu gelmedi yani Gelecek demişlerdi, belki gelip de dönmüşlerdi Artık çok zor olacak Çürüyerek ufalmış her şeyi yenilemek Hiç olmadığını bilmek, var sayılan bir şeyin
1000Kitap
Orada Merhamet VarmışZeynep Arkan · Ebabil · 201653 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2021 00:11
Geleneksel cinsiyet anlayışı, namusu kadının bacaklarının arasına hapsetmişti. Bu nedenle, kadının tecavüze uğraması onun için, ailesi, yakınları için bu dünyada başa gelebilecek en kötü olay, en yüz karası durumdu. Kadınlara da böyle öğretilmiş, böyle kabul ettirilmişti... Tecavüze uğrayan kadın, saldırganlığın kurbanı olsa bile, mağdur olarak görülmezdi. O artık kirlenmiş, kirletilmiş bir varlık olarak ya ölüme ya da ölümden beter bir yaşama mahkum olurdu... Oysa namus bu değildi. Namus bambaşka şeylerdi. Eğer ille de adına namus denilecekse, mesela insanın özgürlüğü büyük namusu olmalıydı. Özgür olamayan bir insan ya da bir toplum, hiçbir kimliğini, hiçbir değerini koruyamayacağı için, o çokça taptiği geleneksel namus nesneleri olan kadını ve onun yalnız kendi erkeğine ait olması gerektiğini düşündüğü cinselliğini de koruyamazdı. Her şeyiyle köle olan bir erkeğin, sahip olduğunu düşündüğü bu tek şeye yüklediği bu anlam, tepeden tırnağa bir yanılsama, kendini kandırmaydı. Faşizm ve sömürgecilik istediği anda, istediği şekilde o erkeğin namusuna el atabilir, onunla oynayabilirdi. Buna karşılık o erkeğin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Bu çarpık namus anlayışı, tarih boyunca kadının sırtında bir yük, onu boyunduruk altına almaya yarayan bir araç olmaktan öteye bir rol oynamadı. Daha kendinin sahibi olamayan erkek, kendini başkasının namusunun sahibi olarak görebilecek kadar çarpık bir bilinç dünyası oluşturmuştu kendine. Erkeğin bu bakışı bir yana, kadın artık kurtarmalıydı kendini. Evet, eğer kadın için bir kurtuluş gelecekse, bu yine ve ancak kadın eliyle olacaktı. Erkeğin fetişleştirdiği kadın cinselliği ve bu mantığın ürünü olan cinsel saldırganlık yalnızca erkeklik kültürünün bir iğrençliğiydi. Tecavüze uğramış kadın, namusu kirlenen kadın değildi. Tersine, namusu
1000Kitap
Umuda Bir ÜlkeFırat Can · Aryen Yayınları · 2017157 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 22:28
'Sevgili çocuk, demir yürekli kadınıml Korkular, acılar ve zulüm yenilecektir bir gün... Insanoğlunun yıkılmaz inancı ezecektir vahşeti. Mutlaka ezecektir. Insanları taş duvarlar, demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyl, onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır. Taş duvarlar, kelepçeler, zincirler, demir kapılar yok olacaktır. Sevgili Bahar bütün kuşları, çayırları ve çiçekleri ile geldi. Bahar biziz sevgili, biziz baharı yaşatan. Bahar yeni baharlara varacak ıçımızde... Ağaç, kuş, çiçek bizimle güzeldir sevgili. Çünkü ona can veren biziz. Otuz sekiz yaşım. ranzam ve taş duvarim... Parmaklığım... Kelepçem... Kırlangıç kuşları ve Oğlum ve karım ve anam.... Hepiniz...Merhaba!' 5 Nisan 1974 -Yılmaz Güney Selimiye Mektupları, siyasi görüşleri ve eylemleri gerekçe gösterilerek 1972-1974 yılları arasında mahkum edilen Yilmaz Güney'in Selimiye Cezaevinden eşi Fatoş Güney'e gönderdiği umut, inanç ve aşk dolu mektupları içeriyor. Bu mektuplar, taş duvarlar ve demir parmaklıkların düşünmeye, üretmeye, aydınlık yarınlara inanmaya engel olmadığının umudun yeşerebilmesi için önemli olan tek şeyin boyun eğmeyen bir baş olduğunun altını çizen yiğit bir adamın. Çirkin Kral'in mektupları
1000Kitap
Selimiye MektuplarıYılmaz Güney · İthaki Yayınları · 2018235 okunma
10/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2021 52. kitabı
Tek kişilik kalabalıktır aşk. Aşk tek kişiliktir; ikinci kişiye bilet yoktur. Kendinin yayasıdır aşkta ikinci kişi, kendinin mayası. Herkes kendi sevgisini sever...
1000Kitap
Aşk Tek KişiliktirYılmaz Odabaşı · Nemesis Kitap · 2012295 okunma