Bu kitap, bir yokluğun hatıra defteri. Kanı yavaşça içimize sızan boşluklara, dudaklarımızdan düşen yarım cümlelere, ve hiç doğmamış isimlerin küskün eksikliklerine adandı.
Kimseye teselli borcu yok bu satırların. Bir avuntu vaat etmiyor, bir mucize de...
Sadece, kendi yankısını dinlemeyi göze alan ruhlara açılmış küçük bir masa:
üstünde biraz sessizlik, biraz gece ve belki kırık bir bardak kadar huzur Burada dinlenmek serbest;
burada yaralarınızla oturabilirsiniz.
Çünkü bazen en büyük iyileşme, acıya dokunmadan onunla aynı sandalyeye oturmaktır.