Umudu yokladım parmak uçlarımla dokunamadım.
Çünkü umut
yüzü olmayan bir maskenin
kendine âşık oluşudur.
Ve ben hiçbir zaman
görmediğim bir şeye inanmadım.
Ben ise
Posta kutusuna bıraktım kendimi.
Bir mektup gibi
damgasız, adrese teslim edilmemiş.
Bir kadın okusa belki
bir kahkaha gibi katlanır sayfalarıma.
Ama kim okur ki artık mektup?
Herkes kendi iç sesini susturmakla meşgul.
Mutfakta çaydanlık susuyordu.
Dibinde biriken tortu
Gençliğimden kalma bir şeydi
Beni hep yarım bırakan su gibi
Kaynamamış,
Ama eksilmiş.
Mutfakta tost ekmeği yerine
bir hatıra yanıyor.
İlk öpüşmemin tadı hâlâ damağımda ekşi ve utanmaz.
Kiminle olduğunun bir önemi yok artık kiminle unuttuğum önemli.