Çünkü insanlar büyüğe karşı, korkunca,güzele karşı gözlerini yumabiliyor; ezgileri ya da gönül çelici sözlere kulaklarını tıkayabiliyorlardı ama kokudan kaçamıyorlardı çünkü koku soluğun kardeşiydi.
Yukarıda, penceredeki bodur, üflesen yıkılacak, iki büklüm adamın, bu güdük şeyin, bu zavallı cücenin, bu solda sıfırın iki düzineyi aşkın cinayet işlemiş olacağını aklı almıyordu kimsenin. Hiç katile benzer yanı yoktu, o kadar.