insan, sükründen gafil bulunmak sûretiyle, Cenâb-ı Hakk' in nimetlerine karşı
pek zalimdir. Siddet halinde sikâyette bulunur, bagurp saginr, Nimet zamaninda da nimetleri kendisi için toplar, fakat baskalarindan esirger ve nâil oldugu nimetleri inkâr eder durur."
Ömer bin Abdülaziz’e (rah) bir gece bir misafir geldi. Halife, o an yazı yazıyordu ve kandil de sönmek üzere idi. Misafir, “Kandile yağ doldurayım da sönmesin.” dedi. Ömer bin Abdülaziz (rah), “Misafire iş yaptırmak, kişinin keremine yakışmaz.” dedi. Misafir, “Öyleyse hizmetçiyi uyandırayım.” dedi. “Hayır, o şimdi uyumuştur.” deyip, kendisi kalktı, yağdanlığı aldı ve kandile yağ doldurdu.
Misafir, “Ey müminlerin emiri, siz kendiniz bunu nasıl yaparsınız?” dedi.
Ömer bin Abdülaziz (rah) şöyle cevap verdi: “Kandile yağ almaya kalktığım zaman da Ömer idim, dönüp geldiğimde yine Ömer’im. İnsanların Allahü Teâlâ katında en hayırlısı, alçak gönüllü olandır.”