Bu çok kusurlu hakirin başından geçen olaydır ki eğer edebi terk etmek ise de mazur gorülip af örtüsüyle örtüle.
Bu savaştan sonra ihtiyacımı gidermek için âlem boş diye bir gizli Köşede şalvar bağını çözüp etek toplayip başlı başıma edeble ihtiyacımi giderirken üst tarafımda ağaçlık içinden bir çıtırtı ve bir patırtı koptu. "Aya bu da ne ola?" derken hemen başım ucundaki bir alçacık kayadan bir kafir kendini can havliyle üstüme atıp hakir larkıdak pisliğimin üzerine otura vardim. Atım da elimden ürküp uzakta durdu.
Bu kere aklım başımdan gidip küffâr ile alt üste gelip çakşır, don ve uçkur ayak bağı gibi ayağıma dolaşip üstüm başım bok olup boklu sehit ola- yazdım. Allah' a hamd olsun aklım başıma gelip kefere ile güreşçi Mahmud Pir-i yâr- velî gibi güreşirken himmet-i merdân kefere elime gele düştū. Hemen hakir dal-hançer olup keferenin bir keskin hançer boynuna ve kinli göğsünde memesine birkac kere hançer vurdum. Allah'a hamd olsun keferenin kellesini keserken üstüm Pislik ile bulanmış iken bu kere kızıl kana bulandım. Zorunlu kendimi bokluca gazi görüp güldüm, üstümün başımın pisliğini hançerimle sildim ve sonra uçkurumu bağladım. Onu gördüm, başımın ucunda kaya üstünden bir yayan yiğit soluyarak. "Benim biraderim kestiğin kâfiri biz dağlarda kovalarken can havliyle kendini atip kellesini sen kestin, ama kellesi benimdir" deyince hakirin dahi uçkuru elimde iken "Ala şu kelleyi" deyip bizimkine doğru küçük biraderimi gösterince, "Bre edepsiz adam" diye herif kelleden ümidini kesip gidince hemen küffârın o pislikli gümüş düğmeli dolamasını ve çakşırin çıkarırken ke- merinde 105 Ungurus altın, bir yüzük ve 40 talar guruş bulundu. Bu esvapları heybeme koyup derhâl Hamis adındaki atıma binip kelleyi ismail Paşa önüne brakıp, "işte din düşmanlarının devletsiz kelleleri