Asıl meselenin yargıdan kaçınmak olduğunu söylerken yanıldım. Asıl mesele, zaman zaman rezilligimizi haykıra haykıra itiraf etsek de her şeyi kendimize mubah görebilmektir.
Topluma benzeyerek yaşamak kötü bir şey mi? Hem bunun için toplumun da bana benzemesi gerekmez mi?
Tehdit, alçaklık, polis, hepsi bu benzerliğin kutsallarıdır.
Küçümsenince, köşeye sıkıştırılınca, zorlanınca değerimi tam anlamıyla ortaya koyabilir, varlığımdan tat alabilirim, nihayet doğal olabilirim.
İşte, anladığınız üzere mesele özgür olmamak ve kendinden daha namussuz olana pişmanlık içinde itaat etmektir. Hepimiz suçlu olduğumuz zaman, demokrasi gerçekleşecektir. Fakat yalnız ölmek zorunda kalmanın öcünü almayı hesaba katmadan, aziz dostum. Ölüm yalnız başına gerçekleşir, kölelik ise ortaklaşa. Ötekilerin de, bizimle aynı zamanda, hesapları vardır, işte önemli olan bu. Sonunda herkes bir araya gelir ama dize çöküp başını eğerek.
Ah! Yalnız, tanrısız ve efendisiz kişi için günlerin yükü korkunçtur azizim. Tanrı'nın modası geçtiğine göre, insanın kendine bir efendi seçmesi gerekir.