Bayram kaya

Biz, biz olmazsak; başkası bizi kendisi yapmaya çalışacaktır. Biz, biz olalım; Hz. Muhammed (sav)'in izinde...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Bayram kaya

, bir kitabı okumaya başladı
İhsan Süreyya Sırma
8.8/10 · 310 okunma
Doğu Roma'nın merkezi İstanbul'un Müslümanların eline geçmesinden (1453) sonra Avrupalılar denizaşırı ülkelere açıldılar, Müslümanlardan öğrendikleri teknik bilgiyi kullanarak yeni keşiflere koyuldular. Bu arada Amerika kıtası bulundu, Güney Afrika'ya, uzak doğu'ya ulaşıldı. Genellikle bu maceralı seyahatlere Avrupa'nın hırsızları, hapishane kaçkınları, gangster ruhlu insanları, Açgözlü muhterisleri katılıyordu. Amerika'ya ayak basar basmaz yerli halka karşı kıyıma başladılar. Kızılderilileri mağaralara, dağ başlarına, orman içlerine sürdüler; topraklarına el koydular kanlarını akıtarak, çocukları ve kadınları dahi katlederek ele geçirdikleri altın ve gümüşü, değerli madenleri Avrupa'ya taşıdılar. Wells'in verdiği bilgilere göre ilk gelişlerinden kıtaya hakim oluşlarına kadar Avrupalılar yaklaşık 95 milyon yerliyi öldürdü. Hem de 100 yıl geçmeyen kısa bir süre içinde. Avrupa'nın eski çapulcu, hırsız takımı şimdi yeni dünyanın milyonerleri olmuştu. Belki de ilk kapitalistler bunlardı. Afrika'dan getirdikleri köleleri gemi mahzenlerinde odun gibi üst üste yığıyor, yolda açlık, hastalık ve işkenceden ölenleri denize atıyorlardı. Avrupa başkentlerinde her gün esir pazarları kurulurdu. İspanyol, Portekiz, Hollanda, Fransız ve İngilizlerin o tarihlerde işledikleri cinayetleri döktükleri kanları insanlık asla affetmeyecektir. Kapitalizmin harcı Afrikalı zencilerin, Amerikalı Kızılderililerin ve Asyalı insanların masum kanları ile yoğrulmuştur. Kapitalizm ve teknolojik uygarlık, sömürülen yağma edilen ve katledilen dünya halklarının omuzları üzerinde yükselmektedir.
Tarih
youtu.be/c3psRRKumvs BIRAK GÜNLER DİLEDİĞİNİ YAPSIN Bırak günler istediğini yapsın Kader hüküm verdiği zaman da gönlünü hoş tut Gecelerin dertleri için sızlanma Çünkü dünya dertlerinin kalıcılığı yoktur Musibetlere karşı metin bir adam ol İnsanlar seni vefa ve hoşgörün ile tanısın Yaratılmışlar içinde ayıpların çoğaldıysa Onların örtülmesi seni sevindirirse Cömertlik örtüsüne bürün Çünkü her kusuru -söylendiği üzere- eli açıklık örter Düşmanlarına asla zayıflık (zillet) gösterme Çünkü düşmanların bunu kullanması belâdır Bir cimri'den de hoşgörü bekleme Cehennemde susamışlar için su yoktur Teenni(acele etmemek) senin rızkını azaltmaz Acele edip de strese girmek de rızkı artırmaz Ne Hüzün devamlıdır ne de sevinç Ne üzerindeki darlık ne de bolluk Eğer kanaatkar bir kalbe sahip olursan sen ve dünyalara sahip olan eşit olursunuz Sahasına ölümler inen kimseye gelince Onu artık ne yer koruyabilir ne de gök Allah'ın arzı geniştir fakat Kader (Ecel) gelince feza bile dar gelir Bırak günler her an gaddar olsun Nasılsa ölüme fayda verecek ilaç yok (İmam Şafii Kasidesi)
Bir adam İmam Şâfîî’nin yanına gelip kâğıda yazılı şu beyiti gösterdi: Mekke müftüsüne sor Haşimoğulları’ndan Aşkı kavurursa ne yapar insan? İmam Şâfiî bu satırların altına şu beyiti yazdı: Sevgisini tedavi eder, sonra aşkını gizler Boyun eğip kadere olanlara sabreder. Kâğıdı getiren adam yazılanları alıp götürdü.Daha sonra kâğıdı yeniden getirdi. Kağıtta bu kez şunlar yazılıydı: Sevgisini nasıl tedavi edebilir ki Tutkusu genci öldürmektedir Her gün yudum yudum Kederi içmektedir. Bunun üzerine Şâfiî şu cevabı yazar: Eğer sabretmezse başına gelenlere Onu ancak ölüm kurtarabilir.
İnsan ve Duygular