ÇİĞDEM ARAS

ÇİĞDEM ARAS
@CARAS81
Polisiye sever misiniz?
7/10
·200 syf.··
2025 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 00:00
Ayşe Erbulka'ın aile Cinayetleri kitabını okuduktan sonra evde bulunan "Anne Bak Ölüm Geldi" kitabını okuyacaktım, ama kitap tanıtımında ya da okuduğum yorumlarda "bu kitaptaki karakterler Dokuz Oda Cinayetleri kitabındaki karakterler ile aynıdır" gibi bir ifade görünce devam kitabı olabileceğini düşündüğüm için önce bu kitabı okumak istedim. Yaşını başını almış , emekli olmak üzere olan ve yıllardır birbirinden hiç kopmamış bir grup Ay Koleji mezunu arkadaş, aralarından birinin kızının düğününde buluşurlar, ancak damat düğünde ölü bulunur. Kitapta birbirinden farklı birkaç cinayet iç içe geçmiş durumda ve Başkomiser Deniz bu cinayetleri çözmeye çalışır ya da belki de çalışmaz, kimbilir... Ayşe Erbulak, bu cinayetlerin arka planını ortaya koyarak aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterir bize. Kolay okunan hızlı kitaplardan biri...
Dokuz Oda CinayetleriAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 2023152 okunma
Reklam

ÇİĞDEM ARAS

, bir kitap okudu
7/10
·200 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 00:00
·
2025 3. kitabı
Ayşe Erbulak
7.5/10 · 152 okunma
Polisiye severlere...
7/10
·208 syf.··
2025 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 00:00
Genel olarak çıtır çerez olarak değerlendirdiğim, 24 saat içinde bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Temelde aile içi acı olaylara dayanan, oldukça akıcı kurgulanmış polisiye bir roman. Ayşe Erbulak'ın okuduğum ilk kitabı. Yazrın dili oldukça akıcı ve kurgusal olarak da iyi dizayn edilmiş bir hikaye. Konu olarak baktığımızda; Bilge 15 yaşında, kendinden 25 yaş büyük olan ve o dönem albay olan Salim ile, tamamen kendi isteği ile ve hatta ailesinin Bilge'nin yaşının küçük olması nedeni ile itiraz ermelerine rağmen evlenir. Evlenirken babası "senin evlenmeni kesinlikle istemiyorum, seni vaz geçirmek için de elimden geleni yaptım ama madem evleniyorsun bil ki bizde boşanma yoktur, ne olursa olsun geri dönmeyeceksin, dönersen de ben kabul etmem..." der. Aslında hikayenin temeli bu söylemde yatar. İşler hiç de Bilge'nin düşlediği gibi olmaz ve Bilge ilk günden aile içi şiddet ve tecavüz ile karşı karşıya kalır. Yıllar içinde yaşadığı şiddet artarak devam etse de babasının sözü aklından hiç çıkmaz ve çok zengin bir aile olmalarına rağmen kendine türlü bahaneler yaratarak Salim'i asla terk etmez. Ancak Salim sadece karısına şiddet uygulamkla kalmaz aynı şeyleri üç oğluna da yaşatır. Sonuçta yıllar geçer ve Bilge; Vedat, Cankurt ve kocası Salim ölünce bir huzur evine yerleşir. Bu huzur evinin sahipleri Berna ve Aziz'in tüm misafirleri her nasıl ise kimsesiz ve çok zengin yaşlılardır ve huzurevine yerleştikten bir müddet sonra ölerek tüm servetlerini ölmeden önce huzurevine bağışlarlar... Bilge de bir gün huzurevinde ölür, ama ölmeden hemen önce büyük oğlu Baykurt, ki bütün yaşananları bilip hiç sesini çıkarmayan ve aslında görünenin aksine çocuklarını hiç korumamış olan annesi Bilge'den nefret etmektedir, annesini huzur evinde ziyaret eder ve olaylar başlar ya da belki
Aile CinayetleriAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 2024191 okunma
Yeryüzünün bütün karıncaları birleşince...
9/10
·208 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2025 00:00
"Bir kıyamete, beş kıyamete kadar daha ömrü olsa dünyamızın bu yiyecekler fillere gene yeterdi. Eeee, peki derdi neydi acaba fillerin, hüdhüdlerin, niçin böylesine, bu kadar biriktiriyorlardı. Karıncaların yaşlıları, akıldaneleri düşünüyorlardı ki, bu filler, hüdhüdler biriktirme deliliğine tutulmuşlardı. Bir oburluk, bir görmemişlik..." "Dünyanın bu delirmiş çağı da, bu alçalmış, bu obur, bu bencil çağı da geçecek ama, ne zaman geçecek?" Ben ne okudum böyle, dedim sürekli ve ben neden daha önce okumadım bu kitabı. Yaşar Kemal'in yazarlığı üzerine yorum yapmak zaten haddimiz olamaz ama bu kitap gerçekten bir başkaymış, bence kendini aştığı eserlerden biri olmuş. Tarz olarak Orwell'ın Hayvan Çiftliği kitabına benziyor. Yaşar Kemal; yönetenleri, yönetilenleri, sömürü düzenini, milletlerin nasıl kültürlerini, dillerini, kendilerini kaybedip sömürü süzeni içinde eriyip yok olduklarını filler ve karıncalar ekseninde masalsı bir yorum ile anlatarak adeta yüzümüze vuruyor. Ezip, yakıp yıkan filler... Korkan, sömürülen karıncalar... Fillerin yardakçıları hüdhüd kuşları... Karıncaların içindeki hainler sarıca karıncalar... Halkını kurtarmaya çalışan kızıl sakallı karıncalar... Yaşar Kemal kızıl sakallı karıncalar ile komünizme gönderme yapıyor, sanki kurtuluş yolu komünizmmiş algısı oluşuyor okuyucuda, ancak bence temelde birlik olmanın, kendi değerlerine sahip çıkmanın önemini ortaya koyuyor. Zaten bir noktadan sonra gücü ele geçirenlerin, en çok komünizmi ya koymuş.savunan kişiler bile olsa, nasıl değişim geçirip öncekilerden daha zorba hale gelebileceklerini Orwell Hayvan Çiftliği kitabında çok güzel orta koymuş. Masal tadında ama çok çok derin bir hikayesi olan muhteşem bir kitap... "Kıssadan hisse, yeryüzünün bütün karıncaları birleşince..."
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma