CARDEL

CARDEL
tutto passa, niente si dimentica
PhD
Nowhere
Otherwhere
143 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·144 syf.··
2025 1103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 20:26
Bu incelemeyi klasik bir metin yerine sohbet şeklinde yazmayı tercih ettim çünkü kitap da zaten Büyük Panda ile Küçük Ejderha’nın sakin, içten diyaloglarıyla ilerliyor. – Küçük Ejderha: Bu kitabı okurken ne hissettin? – Büyük Panda: Sanki biri omzuma hafifçe dokunup “Yavaşla, buradasın” dedi. – Küçük Ejderha: Yavaşlamak mı? – Büyük Panda: Evet. Kitap çok konuşmuyor, bağırmıyor, akıl vermiyor… Sadece yanında oturuyor, o kadar. – Küçük Ejderha: Peki çizimler? – Büyük Panda: Metinle çizimler müthiş bir denge içinde; birbirini bozmuyor, nefes aldırıyor. – Küçük Ejderha: Konu ne peki? – Büyük Panda: Klasik anlamda bir konu yok aslında. Daha çok bir yolculuk, bir duygu rotası… Bazen umut, bazen huzur, bazen de soru işareti bırakıyor. – Küçük Ejderha: Kimler okumalı sence? – Büyük Panda: Koşturmaktan yorulanlar, kendine kızanlar, kendi iç huzurunu arayanlar… – Küçük Ejderha: Peki kitabın özü? – Büyük Panda: Huzur… küçük adımlarla, sessiz, sade bir dostluk hissi. Benim için bu kitap, klasik bir hikâyeden çok ruhu ferahlatan bir dostluk sunuyor. Bu incelemeyi sohbet biçiminde yazmamın sebebi de bu: Kitabı en iyi anlatan dil, zaten kendi dili—sakin, sade ve yumuşak bir diyalog.
Büyük Panda ve Küçük EjderhaJames Norbury · Epsilon Yayınevi · 20211,078 okunma
Reklam
“Komünist” – Vedat Türkali’nin Vicdan Manifestosu
Puan vermedi·96 syf.··
2025 1100. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 11:24
Vedat Türkali’nin Komünist adlı eseri, sadece bir dönemin politik panoramasını değil, aynı zamanda bir ömrün ideallerini, bedellerini ve yalnızlığını anlatır. Türkali, burada ideolojiyi kuru bir dogma olarak değil, yaşanmış bir inanç, bir insanlık hâli olarak ele alır. Kitap, bireyin kendi vicdanı ile dünya arasındaki çatışmasını gösterirken, komünizmi soyut bir kavram olmaktan çıkarıp insanın etiyle, kanıyla, sevgisiyle bütünleşmiş bir yaşama biçimi olarak sunar. Türkali’nin dili, ne öfkeli ne de soğuktur; aksine yorgun ama onurlu bir insanın iç sesini taşır. “Komünist”, aynı zamanda Türkiye’nin sol hareketine bir tanıklıktır. Yıllarca yasaklı, susturulmuş bir ideolojinin ardında, insan kalabilme çabasının hikâyesi yatar. Türkali burada, devrimin sadece meydanlarda değil, insanın iç dünyasında başladığını söyler. Yazarın karakterleri, sistemle olduğu kadar kendi korkularıyla da mücadele eder. Aşk, inanç, dostluk, ihanet ve umut; hepsi bu iç hesaplaşmanın parçasıdır. Türkali’nin komünizmi, öfke değil, adalet ve sevgiyle yoğrulmuş bir vicdan etiğidir. “Komünist”, bir ideolojinin değil, bir insanın ömrü boyunca taşıdığı inancın romanıdır.
KomünistVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 2015965 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2025 1099. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 12:25
Cezmi Ersöz’ün Şizofren Aşka Mektup adlı eseri, aklın sınırlarında dolaşan bir aşkın, duygusal ve zihinsel parçalanma hâliyle iç içe geçmiş hâlini anlatır. Ersöz burada “aşk”ı yalnızca bir duygusal deneyim değil, aynı zamanda bir varoluş krizi olarak ele alır. Mektuplar biçimindeki anlatı, okuyucuya içe dönük bir monolog gibi seslenir; bu monologda delilik ile sevgi, tutku ile acı arasındaki çizgi giderek silinir. Anlatıcı, sevdiği insana değil, kendi içindeki kırılmalara mektup yazar gibidir. Bu yönüyle eser, yalnızca bir aşk hikâyesi değil, modern insanın ruhsal bölünmüşlüğünün şiirsel bir kaydıdır. Ersöz’ün dili, sade ama derin bir lirizme sahiptir; her cümlesi, hem bir itiraf hem bir iç döküş gibidir. Şizofren Aşka Mektup, aşkın insanı nasıl hem büyüten hem de yok eden bir güce dönüştüğünü gösterir. Yazar, “şizofren” kelimesini tıbbi bir tanım olarak değil, aşkın yarattığı bilinç bölünmesini anlatan bir metafor olarak kullanır. Okur, bu metinde bir aşkın çılgınlığını değil, insanın kendine dokunma arzusunu görür. Sonuçta Cezmi Ersöz, bu kitapta aşkı bir duygu değil, bir varoluş deneyimi — bir iç yangın, bir iç sesle hesaplaşma olarak sunar.
Şizofren Aşka MektupCezmi Ersöz · Alfa Yayıncılık · 20142,555 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2025 1098. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 13:48
Doris Lessing’in Gene Aşk romanı, 20. yüzyılın ideolojik yorgunluğunu ve insan ruhunun iç çatışmalarını derin bir gözlemle işler. Yazar, politik ideallerin bireysel hayatları nasıl şekillendirdiğini ve sonunda nasıl tükettiğini gösterirken, karakterlerini sadece birer düşünce temsilcisi olarak değil, çelişkileriyle yaşayan insanlar olarak resmeder. Frances Lennox’un merkezde yer aldığı hikâye, aile, sorumluluk, inanç ve aidiyet temaları üzerinden bireysel varoluşun kırılganlığını açığa çıkarır. Lessing, aşkı bu romanda bir duygu değil, bir sınav gibi işler. Sevginin ve ideallerin çoğu zaman aynı acının farklı biçimleri olduğunu anlatır. Gene Aşk, sadece bir dönemin politik portresi değil, insanın kendi içindeki çelişkilerle mücadelesinin romanıdır. Duygusal olarak sade, düşünsel olarak derin bu eser, Doris Lessing’in insan doğasına dair keskin sezgisinin en olgun örneklerinden biridir.
Gene AşkDoris Lessing · İş Bankası Kültür Yayınları · 202594 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 1096. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 01:26
Georgi Gospodinov’un Hüznün Fiziği adlı romanı, bireysel hafıza ile kolektif belleğin iç içe geçtiği çok katmanlı bir anlatı sunar. Yazar, zamanın doğrusal akışını kırarak geçmiş, şimdi ve geleceği iç içe geçirir; böylece okuru labirent gibi bir zihin evrenine davet eder. Minotaur mitinden ilham alan hikâyede, hüzün yalnızca bireyin iç dünyasına değil, bir toplumun tarihine de kazınmış bir duygudur. Gospodinov, Balkan coğrafyasının kırılgan tarihini kişisel hikâyeler üzerinden işlerken, her anın, her nesnenin içinde saklı bir melankoli evreni kurar. Romanın dili şiirseldir; sıradan anlardan felsefi derinlikler yaratır. Anlatıcı, “ben” ile “biz” arasında gidip gelirken, okura insanın geçmişle kurduğu hassas bağı hatırlatır. Hüznün Fiziği, kaybolan zamanların, unutulmuş hatıraların ve yeniden doğmak isteyen bir belleğin romanıdır. Okuru duygusal olduğu kadar düşünsel bir yolculuğa çıkarır; hüzün, bu yolculukta hem ağırlık hem de anlam kaynağına dönüşür.
Hüznün FiziğiGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 20171,462 okunma
Reklam