Baba sadece sözden ibaret olan yasası sayesinde mevcuttur ve bu da sözü anne tarafından tanındığı ölçüde Yasa değerini kazanır. Eğer babanın durumu kesinlik kazanmazsa , çocuk anneye tabi kalır (Lacan). Eğer anne “Baba”ya gönderimde bulunmazsa, çocuk imgesel ilişkide takılıp kalır, psikozun temeli budur.
Esas soru şudur Camus’ye göre: “Bu dünya yaşanmaya değer mi?” Bence tüm filozofça edasına karşın felsefe dışıdır bu soru… çünkü pragmanın yönü şöyledir: “Yaşarken felsefeden nasıl faydalanabilirim?” Oysa bence Sartre’ın pragması tam ters yöndedir: “Felsefe yaparken yaşantımdan nasıl faydalanabilirim?” İşte Sartre’ın bu tutumu, onu filozof kılan şeydir. O, roman yazarken bile filozoftur.