Fatih

Fatih
@CH2O
Kitap okumak bir yarış değildir; kitap ne kadar iyiyse, o kadar yavaş okunup özümsenmelidir.
İslam ideal biçimde anlaşıldığında, ruhban sınıfı, kilise, krallar , soylular ve ayrıcalıklı sınıflar bulunmuyordu. Ancak dine gerçekten inanmış olanların onu bilinçli olarak kabul etmeyenlerden, erkeğin kadından ve efendinin köleden üstün olması şeklinde bazı doğal ve toplumsal gerçekleri vardı. Yeni din, bu eşitsizlikleri bile yumuşatıyor ve daha insancıl bir hale getiriyordu. Eski dünyanın tam tersine İslamiyette köle artık mal değil insan olarak görülüyor, hukuki ve ahlaksal bir statü kazanıyordu.
Sayfa 92 - Arkadaş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Fatih

, bir kitap okudu
9/10
·322 syf.·
5 günde okudu
·
2022 16. kitabı
Zülfü Livaneli
8.4/10 · 15,5bin okunma
“Belçika Kralı’nı tanır mısınız siz? II.Leopold . Sözüm ona Avrupalı, medeni bir kral değil mi ? Peki bu adamın Kongo’da yaptıklarını bilir misiniz? Tabii ki hayır. Çünkü Avrupa basını beni kana susamış bir katil gibi göstermekle meşguldü, bu kralın zavallı Kongo halkına yaptığı eziyetle değil. Kralın emriyle Kongo’da on milyon insan öldürüldü; aklınız alıyor mu, çoluk çocuk, erkek, on milyon can? Yaşlı genç demeden katlettiler. Bir de ne yaptılar biliyor musunuz? Milyonlarca kişinin ellerini kestiler. Bana fotoğrafları geldi. Akıl almaz bir manzara, iki eli kesilmiş çocukları görmeye yürek dayanmaz. Benim gibi harpten, adam öldürmekten çekinen bir adamı Kızıl Sultan ilan ederken Leopold’a medeni dediler. Ya Rus Çarı’na ne demeli? Öldürttüğü, Sibirya’da ölüme gönderdiği insanların haddi hesabı yok. Ama o da Hıristiyan olduğu için hoş görüldü tabii. Bu asrın tek suçlusu, memleketini parçalamak isteyen devletlere güçlük çıkaran ben oldum.”
Sayfa 282 - İnkılap Kitabevi·Kitabı okudu
1000Kitap
İngiliz’den ve fareden korkarım ben. Yok yok gülmeyin, Şaka yapmıyorum vallahi. Fare deyip geçmeyin, bu acayip hayvanın fark ettirmeden kulağını burnunu yediyi çok adam gördüm ben. Gece uyuyan adamın yanına gelir, bir anestezi yapar, uyuşturduğu kulağı burnu, neresi gelirse yer. Adam sabah kalkıp bir bakar ki, ağzı burnu gitmiş de haberi olmamış. Peki İngiliz’in bu işle ne alakası var diyeceksiniz. Anlatayım: İngiliz de tıpkı fare gibi bir yere girdi mi kimseye fark ettirmeden orayı uyuşturur, aptallaştırır, sonra da sahibi olur. Memleket altınızdan giderken ruhunuz bile duymaz.
Sayfa 247 - İnkılap Kitabevi·Kitabı okudu
1000Kitap
İşte taht böyledir, önünde yerlere kapanan, canını fedaya hazır olduğunu belirten kapı kulları, eline fırsat geçince öyle bir intikam alır ki hayal bile edilemez.
Sayfa 222 - İnkılap Kitabevi·Kitabı okudu
1000Kitap