Son saniyen başkalarının gözünde yaşamını değiştirdi. Oyunun sonunda, rolünü üstlendiği kişiden başka biri olduğunu söyleyiveren o oyuncu gibisin arlık.
Yaşamın gerçekte intiharının düşündürdüğü kadar üzücü değildi. Acıdan öldüğün söylendi. Ama senin içindeki üzüntü seni anımsayanlarınki kadar büyük değildi. Sen sonunda boşluktan başka bir şey bulamama tehlikesini göze alarak mutluluğu aradığın için öldün. Bulduğun şeyin ne olduğunu öğrenmek için bizim de ölmemiz gerekiyor. Ya da bizi bekleyen şey sessizlik, ıssızlıksa, bir daha hiçbir şey öğrenmemek için.
Baban başkalarına sert davranırdı. Annense başkalarının acılarını paylaşırdı. Günün birinde, sana kalan o sertliği kendine yönelttin. Baban gibi çektiren de, annen gibi çeken de sen oldun.