Anlamak ve anlaşılmak, bence yaşamanın en temel nedeniydi. Birileri bizi anlasın diye doğuyor ve birilerinin bizi anlamasının umuduyla gözlerimizi yumuyorduk həyata.Belki de bu yüzden,asla analaşılmadığını düşünen insanlar hep daha sessiz ve yalnız oluyorlardı.Hayatı seyirci gibi geçiriyolardı.Çünkü aslında yaşıyor sayılmazlardı.
Mahzendeki hükümlüler,yeni gelenlere soğuk soğuk baktılar,çünkü insan doğasının bir garip yanı da her yere çabucak uyum sağlaması, geçici olarak bulunduğu yerde kendini evinde hiss etmeyi bir hak olarak görmesidir.