Çağla Lotinac Akman

Çağla Lotinac Akman
@CaglaLotinac
Öğrenci / Moleküler Biyolog
Lisans: Balıkesir Üniversitesi / Yüksek Lisans: İstanbul Teknik Üniversitesi
İstanbul
98 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2020 11:58
Kör cahiller için tam bir konuya giriş kitabı. Belirli bir okuma alışkanlığı kazandıktan ve düzenli bir okur haline geldikten sonra, okuduğum kitapların niteliğini arttırmalıyım diye düşündüm ve klasik Rus edebiyatına artık adım atmalıyım, dedim. Ancak fikirlerine çok güvendiğim bir okur olan Oğuz Aktürk'e göre [ Oğuz Aktürk ] Dostoyevski okumak için, kendisi kitaplarını kaleme alırken ondan ilham aldığından, Dante'nin İlahi Komedya'sını okumuş olmak gerekiyordu [ youtube.com/watch?v=0i9F0L1... ], ki kitaplarından tam verim alınabilsin. İlahi Komedya'yı anlayabilmek için de Yunan ve Roma mitolojilerine aşina olmak gerekiyordu [ youtube.com/watch?v=qY11mC3... ]. Ben de kendisinin Mitoloji Okuma Rehberi önerilerini dinledim [ youtube.com/watch?v=pjLJWRB... ] ve İlyada ile mitolojiye giriş yaptım. Ancak şiirin bana her zaman anlaşılmaz gelmesi ve kitaptaki karakterlerin hikaye içinde tanıtılmıyor olması sebebiyle, kendimi hikayeye pek adapte edemedim. Bu nedenle İlyada'yı bir kenara bırakıp, sürprizbozan yeme riskini göze alarak, Mitoloji 101'e başladım. Say Yayınları'nın Türkçeye çevirdiği 101 serisini zaten severim, o nedenle de temel mitoloji bilgisi edinmek için piyasadaki pek çok kitap arasından bunu seçtim. Faydasını da gördüm. Evrenin oluşumundan tanrı ve tanrıçaların aralarındaki kan davalarına, ölümlü kahramanlardan ünlü söylencelere kadar mitoloji ile ilgili her konu, kısa ve anlaşılır biçimde özetlenmiş. Sürprizbozan yedim mi? KRALINI YEDİM! Okuma listemdeki mitoloji kitaplarının hemen hepsinin sonunu öğrendim ama kitaplar sadece sonunda neler olacağını öğrenmek için okunmaz, bu durum okuma keyfimi kaçırmaz. İlyada'nın sonunda Truva'nın düşeceğini de biliyorum mesela - Truva Çanakkale'de, Çanakale'ye gitmeyenler
Mitoloji 101Kathleen Sears · Say Yayınları · 20213,412 okunma
Reklam
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2020 15:47
·
Fizik zordur. Her kafa kolayca almaz içine fizik kuramlarını, mantığına oturtamaz. Dünyada gerçek anlamda fiziği ile ün yapmış yegane bilim insanı, Stephen Hawking, zaman, uzay, hayat, evren ve her şey ( ;) ) ile ilgili bir kitap çıkardığında, böyle bir adamın yazdığı böyle bir kitabı asla anlayamayacağınızı düşünürsünüz. Fakat hayır, Hawking abimiz evrenin başlangıcından günümüzdeki son keşiflere kadar her şeyi aptala anlatır gibi anlatmış. O nedenle korkmayın, gayet açık, anlaşılır ve sade bir fizik kitabı Zamanın Kısa Tarihi. Popüler bilim kitaplarını seviyorsanız ve biraz da bilimsel altyapınız varsa bu kitabı çok seversiniz.
Zamanın Kısa TarihiStephen W. Hawking · Alfa Bilim · 202511,2bin okunma
3/10
·496 syf.··
2018 9. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2018 13:21
Rezalet. İnsanlık, beyinlerini hafıza kartına kopyalayıp donanımı (bedeni) değiştirerek sonsuz yaşamı bulmuş. Güzel, hem bilim kurgu hem de çok derin felsefi düşünceler çıkarılabilecek bir konusu var. Güzel olması gerekirdi, çok daha basit konulara sahip kitaplar klasikleşmişken, bu kitabın bilim kurgu dünyasını sarsması gerekirdi. Fakat yazar bu konuyu almış ve bir POLİSİYE olarak işlemeye karar vermiş. Bence esas hata burada. Belki modern bir Blade Runner ortaya çıkarmak istedi ama herkes her şeyi yazamaz, güzel kardeşim. İnsanların hapis cezası, zihinlerinin flash belleğe atılıp vücutlarından ayrılması ile gerçekleşiyor. Atıyorum 300 yıl cezaya çarptırıldınız ve 300 yıl boyunca zihninizi sakladılar, bedeniniz bu süreçte 50 kere gübre oldu. Cezanız bitip devletin tahsis ettiği bir bedenle geri döndüğünüzde ne olacak? Ben söyleyeyim, göz açıp kapamış gibi olacaksınız! Bir anda sizi farklı bir bedenle 300 yıl geleceğe ışınlamışlar gibi olacak. Çok afedersiniz de, bunun tam olarak neresi ceza? Adamın mahpus damlarında saatlerce boş duvara bakıp can sıkıntısından fenalık geçirmesi lazım. İşlediği suçu yeniden işlemesin diye ciddi psikolojik bir dönüşümden geçmesi lazım (psikoterapi). Öyle ya, beden değiştirip başka gezegenlere şehirler inşa etmiş bir gelecekten bahsediyoruz. Ceza sistemi iyiye ya da (distopya olduğunu düşünelim) daha kötüye gitmeli, daha insanlık dışı ve vahşi olmalıydı. Bu ne şimdi? Kitabın kahramanını, elini atsan ölümsüze çarptığın bir dünyada cinayet soruşturması için çağırıyorlar. Biri bir insanı, zihnini kopyalayan hafıza kartının canına okuyarak öldürecek bir silah icat etmiş. Okuyucuya sunulabilecek ilginç bir teknoloji, fakat katil kim? O kadar merak etmedim, o kadar merak etmedim ki anlatamam. Konuyu çok kötü işlemiş yazar. Bizim Kovacs
Değiştirilmiş KarbonRichard K. Morgan · İthaki Yayınları · 20181,312 okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2018 21:19
Charlie, doğuştan zeka geriliğinden muzdarip, 30'lu yaşlarında bir ağabeyimiz. Ekmek fırınında yerleri süpürüp üç beş bir şeyler kazanarak hayatta kalmaya çalışıyor, çünkü zeka durumu sebebiyle başka işler yapamıyor. Fırıncı ona anlayışlı davranıyor olsa da, diğer iş "arkadaşları" onu sürekli itip kakıyorlar, aleni alay etmekten çekinmiyorlar. Charlie düzenli olarak rehabilitasyona gidiyor ama durumunun düzelmesine pek de etkisi olmuyor. Rehabilitasyon merkezini ziyaret eden bir bilim insanı Charlie'yi denek olarak seçiyor. Zekayı geliştirebilecek bir ameliyat tekniği bulunmuş. Farelerde işe yaramış, sıra insan deneylerine gelmiş (Algernon da o farelerden birinin adı). Mevzuyu Charlie'ye anlatıyorlar, o da oluuoaar diyor ve hikaye başlıyor. Ameliyattan önce Charlie'ye her gün düzenli günlük tut, demişler; çünkü zihinsel gelişimini onun yazım hatalarından, yazılarının derinliğinden hatta el yazısındaki değişimlerden takip etmek istiyorlar. Biz de kitaptaki olayları, kitabın başından sonuna kadar Charlie'nin tuttuğu günlüklerden takip ediyoruz. Charlie'nin ameliyattan önceki hayatında yaşadığı sıkıntılar sonraki hayatında kaybolmuyor, sadece biçim değiştiriyorlar. Zekası geri iken ne kadar dışlandıysa, aşağılandıysa ve yalnızsa, zekası Einstein x 3 olduğunda da o kadar dışlanmış ve yalnız. Bu durum okuyucunun kendine "zeka tek başına yeterli değil mi" sorusunu sormasına sebep oluyor. Hem düşük zekalı, hem üstün zekalı insanların yaşadıkları zorlukları hem de "normal" toplumun bu iki uç durum karşısında verdikleri tepkileri görüyoruz. Çok gerçekçi! 2018'de okuduğum en iyi kitaptı!
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
5/10
·160 syf.··
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 18:15
Ehh işte'den 5 yıldız veriyorum. Bu kitap 6 yaşındaki kardeşime, üzerinde çocuk kitabı yazan her kitabı her yaşta çocuğun okuyabileceğini sanan bir... nadide misafir tarafından hediye edilmişti. Kitaplığımızda, kardeşim uygun yaş aralığına ulaştığında okunmayı bekliyordu. Ancak şu an 8 yaşında olan kardeşim evde okunabilecek her çocuk kitabını okuduğunda ve kitap kargomuz, küresel pandemi krizinden doğan sebeplerle geciktiğinde, başka şansımız kalmamıştı. Ona "bir iki sayfasını oku, anlamakta zorlanırsan ya da hoşuna gitmezse bırak" dedim. 160 sayfalık kitabı iki günde sildi süpürdü ve benim de okumam için yalvardı. Kitap, İkinci Dünya Savaşı'nda aileleri tarafından ormana saklanan iki Yahudi çocuğun, Adam ve Thomas'ın, ormanda hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Savaşı, savaşın getirdiği yıkımı, ailelerinin sağ olup olmadığını bilmeden eli silahlı Alman askerlerinden saklanmaya çalışan 9 yaşındaki çocukların korkularını, onların gözünden okuyoruz. Okulda pek iyi geçinemeseler de ormanda birbirlerine kenetleniyorlar, meyve toplayıp dallardan yuva kuruyorlar, Ormana yakın köylerdeki ineklerden süt aşırıyorlar ve bu şekilde aylarca hayatta kalmayı başarıyorlar. Aynı okula gittikleri Mona diye bir kız var. Süt çaldıkları ineklerden biri, bu kızın kaldığı evin sahibine ait. Mona'nın ailesi, çocuklarını savaşta saklasın diye bir çiftçi aile ile para karşılığı anlaşma yapmış. Mona bizimkilere arada bir ekmek ve peynir getiriyor ama ailesi tarafından güvende kalsın diye bırakıldığı evde de pek güvende sayılmaz. Yani, 8 yaşındaki bir çocuk için fazla ağır mevzular. Yine de gariptir, kardeşim iki günde yaladı yuttu kitabı. Arada bir "getto ne demek, kızıl ordu ne demek" diye sorular sorsa da gayet anlayarak ve keyif alarak okudu. Ben kitaptan o kadar da hoşlanmadım. Bunun
Başka Dünyadan Gelen KızAharon Appelfeld · Can Yayınları · 201880 okunma
Reklam