“Kaybolup gideyim, binlerce, on binlerce mil uzakta olayım” diye geçirdi içinden üzüntüyle. Veya “uykuya dalıvereyim. Veya onlar gibi esprili olmayı başarayım. Yeter ki hiçbir şey diyemeden öylece durmayayım burada. Şapşal gibi -ürkek, çocuk gibi aklı karışmış vaziyette -yeter ki bana acımasınlar daha fazla.”