Stefan Zweıg’in okuduğum birçok hikayelerinden biri olan,
Kızıl;
ergenliğin hüküm sürdüğü, yıllar sonra durup düşündüğümüzde saçma sapan diyebileceğimiz davranış ve düşünce biçimini, aile ortamından uzaklaşmanın kardeşimize olan bağlılığımız, anne ve babamızın gölgesinde mutlu oluşumuzdan bir anda kopuşumuz ve karşımıza bir anda beliren durumlarda tutumumuz, bir başkasına özenmek isteği onun gibi olmak istiyorum, o ne şanslı, ben ise yeni başlıyorum yumruklarım ve iradem yok! diyişimizi bir ergenin gözünden kaleme alıp bir hikayeye dönüştürmüştür, pek hoşuma gitti, kitap.
Bir çocuk gibi anılmaktan nefret eden ergenlerin iç dünyası, bir Kızıl yaşam...
KızılStefan Zweig · İndigo Kitap · 202136,9bin okunma
Başkasının hayatına özenirken bir anda kendini bulmak mı? Belki de... Değişik ama güzel.. düşündürücü... Sonunu merak uyandıran.. Kısa ama hoş 1 günde bitirelecek bir kitap türü
Tıp öğrencisi olan Berger'in sakin ve küçük kasabasından ayrılıp Viyana'ya gelmesiyle hayatının değişeceğini hatta eskisinden daha iyi olacağını hayal eder. Fakat işler istediği gibi gitmez ne eğitim ne sosyal hayatı istediği gibidir bir süre bunalıma girer ardından her şey düzelmeye başlar fakat bu sefer de başka bir umutsuzlukla yıkılır. Kitap insanların toplum içindeki yalnızlığını, kimsenin kimseyi umursamadığı büyük ve soğuk kentleri, hırsı, öfkeyi, gizli arzuları konu alır. Kısa ama yine güzel bir Stefan Zweig klasiği. :)
KızılStefan Zweig · İndigo Kitap · 202136,9bin okunma
Zweig kitaplarının şöyle hızlısından akıp geçmesi keyifli oluyor. Yine aynı akıcılık ve güzel betimlemeleri içeren bir kitaptı.
Konu olarak çok yaygın bir konuyu çok güzel bir anlatımla ele alsa da ben kitap içeriklerinde küçük bir çocuğun daha büyük bir kişi tarafından büyük görülüp rollendirilmesini sevmiyorum. Sonuçta 13 yaşında bir çocuk ve 18 yaşında bir delikanlının abi kardeşlikten başka bir münasebeti olamaz bence. Onun dışında içsel kargaşa ve duygu durumlarının çok iyi yazıya döküldüğü keyifli bir Zweig eseri.
Ailesinden ilk kez uzaklaşan 18 yaşında bir delikanlının yalnız başına geldiği yeni bir şehirde kendine yer bulamaması ve depresyon kıyılarından geçip uyum içinde yaşamaya başlarken hayatın başka planları ortaya çıkıyor.
Keyifli okumalar.
KızılStefan Zweig · İndigo Kitap · 202136,9bin okunma
Kitabı tam olarak beğenemedim. Bazı olayları üstünkörü geçerken bazı olayları en ince ayrıntısına kadar anlatmış.
İlk 3 bölümünde kitabın ismi olan Kızıl'a dair hiçbir şey yok.
Üniversite öğrencisi adam 13 yaşındaki kıza aşık oluyor. Bu bana çok saçma geldi.
(Spoiler sayılır)
En sonunda adam bir anda hastalanıp ölüyor.
Bana göre bir kitap değil beğenemedim...
Stefan Zweig - KızılNurbanu Aşcı
Severek okuduğum bir kitap oldu. Yazarın pek çok kitabını da severek okudum zaten. Bu kitabında kişilerin iç dünyalarını çarpıcı bir şekilde, en ince ayrıntısına kadar işlemiş. Sonu ise keşke dediğimiz türden... okunacaklar listenizde olsun bence...
Selam öncelikle kitabı çok beğendim zaten Stefan Zweig'in tüm kitaplarını severim ve almaya çalışırım... Kitabı ne kadar sevsem de sonunu anlamakta zorluk çekmiştim. Ve şaşırmıştım...
Bence bu kitabı okumalısınız..
KızılStefan Zweig · İndigo Kitap · 202136,9bin okunma
Bergerciğim bu sonu hak etmemişti. Ama alıştım galiba. Sağ olsun Zweig hassas ruhlu ince kalplileri hep yolculuyor mutlu olduklarını düşündüğü başka bir evrene. Berger’in de çaresi zannettiği olay, çaresiz derdi oldu. Hayırlısı…
KızılStefan Zweig · İndigo Kitap · 202136,9bin okunma
Zweig'ın okuduğum bilmem kaçıncı kitabı. Yine güzle bir kitap olmuş, artık alıştım güzel oluşuna ve bu beni etkilememeye başladı sanırım.
Ama bu kitapta kendi hayatımdan da çok fazla iz gördüğüm için de sıkıcı gelmiş olabilir. Sevdiklerimden uzak ve alışkın olmadığım yabancı kalabalık, çekingenlik, merak, ne yapacağını bilememe ve duş kırıklığı. Çoğu bende de vardı.
Ama ele aldığı konular itibariyle, insanın içinde kalmış, dile gelmemiş gizli arzular güzel işlenmiş. Bu açıdan okunmaya değer bir Zweig tarzı.
KızılStefan Zweig · İndigo Kitap · 202136,9bin okunma
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.