Çevirmen:
Atilla Dirim
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kızıl
Puan vermedi·80 syf.·
2025 343. kitabı
Berger tıp eğitimi için Viyana'ya gider . Ev arkadaşının sevgilisi ve üniversite arkadaşlarının tavırları ona çok ters gelmekte ve kendini oraya ait hissetmemektedir. Sonunda dayanamaz ve okulu bırakır . Komşusunun kızınin hasta olduğunu duyunca yardımcı olmak ister ve kızın başında bekler sohbet eder hatta ondan hoşlanır . Tam okula dönmeye karar verdiğinde kızın hastalığı Berger'e geçer ve kızıl hastalığına yakalanır . Ölüm döşeğinde başında tek akrabası olan kız kardeşi ve sevdiği kız ile ev arkadaşı vardır. Yine hüzünlü bir hikayeyle bizi şaşırtmadı yazar.
Duygu ve Düşünce
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 14:54
Başka bir şehirde tıpı kazanan ve hayatında ilk defa şehir dışına çıkan tıp öğrencisinin başından geçen okul hayatı ve zorlu bir akrabası olan arkadaşının evinde kaldığı zamanı geçen olayları anlatır.
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 7. kitabı
Kitap Berger’in eğitimi için Viyana’ya gelmesini ve buradaki yalnızlığını konu edinmiş. Berger; yalnız, çelimsiz, fiziksel olarak güçsüz, çekingen ve kadınlara yaklaşmaktan korkan bir karakter. Yan komşusu ise Berger’in tam tersi. Dolayısıyla Berger komşusuyla arkadaşlık kurmak istemekte ve içten içe onun gibi olmak istemektedir. Zamanla arkadaşının sevgilisiyle yakınlaşmaya başlamalarıyla kendisini rahatsız hissetmiş, okul arkadaşları tarafından sevilmemiş, derslerini boşlamış; Viyana’da hiçbir yere tutunamadığını hissetmiştir. Yaşadığı apartmandaki kapıcının kızının kızıl hastalığına yakalandığını öğrenmesiyle büyük bir değişime uğramış, bu olay onun hayattaki amaçlarını hatırlamasına sebep olmuştur. Daha önce defalarca gördüğü bu kadın ve kadının kızına hiç dikkat etmediğini, onlarla hiç konuşmadığını fark etmiştir. Buraya kadar güzel tabi, kızın başında günlerce hatta haftalarca sabahlamış; onu kız kardeşi gibi sevmiştir. Ancak sonra… Berger, bu çocuğa karşı duygular beslemeye başlamış, kız iyileşsin diye dudağına masum (!) bir öpücük kondurmuştur. Artık bu çocuğun büyüyüp genç kız olacağı zamanları beklemek istemektedir. Derken kızıla yakalanır; bu hastalığı çocuklar rahatlıkla atlatabilirken, yetişkinlerin sonu ise bellidir: ölüm. Berger hasta yatağındayken başında üç kişi beklemektedir: kız kardeşi, arkadaşı ve çocuk. Yani Berger’in hayatının üç önemli simgesi, üç ayrı dönemi. Yalnızca bir kitap olduğunu düşünerek Berger pedofili acilen tedavi olması gereken bir hasta, iyi oldu öldüğü demeyeceğim. Gerçekleri bir kenara bırakarak bu karakteri biraz daha analiz etmek istiyorum. Berger; kadınların ilgisini çekebilecek güçlü bir karakterden yoksun, kendisini ezik, zayıf hissettiği için kadınlarla konuşmaktan çekiniyor. Küçük çocuğa bir şeyler hissettiğini
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
Stefan Zweig - Kızıl
Puan vermedi·80 syf.·
2023 8. kitabı
Stefan Zweig... "Yakıcı Sır" hikayesinin inceleme yazısında da belirttiğim gibi (#194305948) Birçoğumuz kendisinin bir ya da birkaç eserini okumuşuzdur diye düşünüyorum. Hiç kitap okumayanların bile en azından adını bildiği birisi. Tabi bu meşhur oluşunu da öyle rastgeleye indirgememek lazım. Çünkü kalemini bir enstrüman virtüözünün sazını icra etmesi gibi kullanıyor. Zweig bu hikayesinde yine kaleminin gücünü gözler önüne seriyor. (!) Kitaptaki hikayemizde, eğitim hayatı için yaşadığı şehrin dışındaki bir hayata atılan gencin yalnızlık duygusuyla birlikte başından geçen olaylar anlatılıyor. (!) Hikayemizin kahramanı "erkeklik" duygusuna kendisini kaptırıp başka karakterlere bürünmeye çalışıyor. Tabi bu başkalaşmaya çalışan karakter hem eski halini bırakmıyor, hem de yeni bir hale bürünmeye çalışıyor. Zweig varsa güzel bir hikaye vardır diye bakıyorum ben. Bundan dolayı kitabı okumadan önce güzel olacağına inanıyordum. İnancım da boşa çıkmadı. Severek okudum. İtinayla da tavsiye ederim. Kızıl Stefan Zweig
Hikaye-Öykü
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
7/10
·80 syf.··
2024 2. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2024 21:14
Üniversite okumak için Viyana'ya giden Berger'in oraya adapte olamaması ve zaman geçtikçe de kendini yalnız, yapayalnız hissetmesi... Berger binbir hayalle Viyana'ya gitmişti. Ama hiçbir şey umduğu gibi olmamıştı. Berger kalabalık şehrin içinde kendi yalnızlığına, yoksul olması da bu duruma tuz biber oluyordu, çünkü onunla da mücadele içindeydi. Yakalandığı amansız hastalık sonucu hayatını kaybetmesi (yalnız, yapayalnız bir şekilde) insanı gerçekten de çok derinden etkiliyor.
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2024 16:51
Kitabın hikayesi sürükleyici ama Berger olabildiğince alçalmış bir karakterdi. Yine de bu özelliği sempati kazandırıyor. Utangaç, anacıl, süt çocuğu, güçsüz... Karakterimiz kimlik sorunu yaşıyor. Gerçek bir erkek olmak istiyor fakat hem o kendisini "kız çocuğu" gibi hissediyor hem de çevredekiler öyle davranıyordu. Hayatında hep dalga geçilen karakterimizin, okumaya gittiği Viyana'da yaşadığı olaylar anlatılıyor. Hem kendine hem çevresine yabancılaşmaya başlayan karakterimizi bir hastalık bekliyordu : Kızıl. Okunabilecek bir kitap. İnsan psikolojisi her kitabında çok güzel aktarılsa da hikayeyi biraz garip buldum. Sanırım tamamen karakterimizin güçsüzlüğü hikayeye de yansımıştı. Aşağıya daha detaylı anlatacağım. Spoi yemek istemeyen okumasın lütfen. Kitabın karakteri Berger. Üniversite için öğrenim görmeye Viyana'ya gidiyor. Orada birisiyle tanışıyor. Kötü alışkanlıklara sahip, güçlü olan Schramek ile. Berger'e oranla tam bir erkek. Bergen, kendisini yeterli hissetmiyor. Gerçek bir erkek olmak istiyor. Schramek'in sevgilisi Karla ile Berger tanışıyor. Hep beraber içip, vakit geçiriyorlar. Berger'in aklına arada sırada kız kardeşi geliyor. Hayatında öyle birisini istiyor. Temas edebileceği ve çocukça sevebileceği bir kadın. Bir dönem kadınları süzmeye başlıyor, caddelerde dolaşarak. Schramek ve Karla, Berger ile hep dalga geçiyor. Bu çok zoruna gidiyor. Artık gerçekten güçlü olmasının farkına varıyor. Bir gece Karla ve Berger boğuşuyor. Neredeyse Berger, arkadaşını aldatacaktı. İlerleyen zamanlarda Berger üniversiteyi bırakıyor, yalnızlığa çekiliyor. Fakat bir gün Kızıl hastalığına yakalanan bir kızla tanışana kadar. Onlara yardım etmek istiyor. Bu yüzden üniversiteyi tekrar okumak istiyor. Daha sonrasında o kıza olabildiğince yardım ediyor. Artık o mutluydu. Tabii
1000Kitap
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
6/10
·80 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 21:09
Berger'in ilk gün hissettiği o hayal kırıklığı, yabancı bir şehirde yalnız kalmak ve beklentilerini bulamama hissi bana çok tanıdık geldi ve beni kendi anılarıma götürdü. Fakat bu melankolik çocuğun kısa sürede yaşadığı duygular ve baharın başlanhıcoyla biti eren bir kitap... Ayraça bile ihtiyacınız olmadan okuyup bir çırpıda bitirebileceğiniz bir kitap aslında.
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
4/10
·80 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 22:16
Yazarın kalemi güçlü bu konuda bir şey söyleyemem. Ancak hikayeyi çok yersiz buldum. Ayrıca bir karakter ne kadar alçaltılabilirse o kadar alçaltılmış. Hem utangaç hem sessiz hem de sapık. Tabii burada yazarın da payı var. Ne yazık ki bu payı karakterin bir özelliği olarak göremiyorum. Şu pedofili kitaplarına bir son verin. Sapık zihinlerinizi normalleştiremezsiniz. Öyle süslü kelimelerle olağan bir şeymiş gibi aktaramazsınız. Keşke almadan önce incelemelerini bir okusaydım.
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
6/10
·80 syf.··
2025 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 17:50
Eser,her okuyan insan gibi iyi yerlere gidip, kendini geliştirip,okulundan mezun olmaktır. Hikayenin kahramanı Berger’de ailesinin yanından ayrılıp Viyana’ya okumaya gider. Ancak Berger hem utangaç,hem güçsüz,hem içine kapanık hem de kendisini yalnız hisseden bir gençtir. Tanıştığı ilk arkadaşı olan Schramek onun tek ilgi duyduğu,bulunduğu şehri ondan öğrenen bir idol olmuştur. Zamanla Berger gerek yaşadıkları ve gerekse de içine kapanıklığı ve yalnızlık duygusuyla her şeyden uzaklaşır. Bir gün yan odasında olan 13 yaşındaki küçük bir kızın hastalığı olan kızıl onu kendisine getirir ve tekrardan Berger hayatını eski güzel günlerine getireceğine inanır ama genç kız hastalığından kurtulurken kendisi hayatın sillesine yakalanır ve kendisi kızıl olur. Akıcı dili sayesinde kendisini okutan bir kitap,keyifli okumalar.
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
10/10
·80 syf.·
2023 18. kitabı
Dönemin avrupasında baş gösteren ve birçok çocuğun ve yetişkinin ölümüne sebep olan kızıl hastalığından yola çıkarak çok güzel bir değişim Öyküsü yaratmış yazar. Diğer kitaplarında olduğu gibi yazar yine okurun bilincini dipdiri tutarak onu bu akışın içine hapsediyor. Eserin ana konusu insanın yalnızlığı ve toplumun yozlaşmasının gençler içindeki kaosu. Bir insanı iyi ederken ve bu kutsal amacı keşfettikten sonra ölümle burun buruna gelmenin ruh halini mükemmel bir şekilde imgelemiş yazar. Keza amaçsız bir insanın nasıl savrulduğunu, amacını bulduktan sonraki değişimi irdelenirken eserdeki kötü son biraz hayalkırıklığı yarattı bende. Gerçi Zweig böyledir. İyi de olsa kötü sürprizleri daha insanı derinden etkiliyor.
KızılStefan Zweig · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.