Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·72 syf.··
2019 124. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2019 11:34
●KIZIL| 17 yaşındaki Berger` in hayallerini gerçekleştirmek amacıyla Viyana' ya tıp okumaya gelmesiyle başlayan macera, tuttuğu evde yalnız kalıp sıkılmaya başladığı anda Schramek' in kapısını çalıp tanışmasıyla hareketlenir. Schramek' in kız arkadaşı Karla ile ilgilenmeye başlar, bu durumdan rahatsız olunca arkadaşından uzak durur. Haftalardır kimseyle konuşmamış olan Berger, küçük bir kız sayesinde hayata tekrar bağlanır. . . Stefan Zweig kitaplarını çok severek okuyordum bu böyle olmadı malesef içerikte bazı kısımlar beni rahatsız etti. Beklentim yüksekti fakat karşılamadı. Akıcı, bir solukta okunur nitelikte. Okumasaydım da olurmuş dedim kitap bittiğinde itiraf etmeliyim
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 23:00
Kızıl, Stefan Zweig’ın insanın iç dünyasındaki boşluk ve yabancılaşma hissini oldukça sade ve anlaşılır bir şekilde anlattığı bir kitap. Hikâyede ana karakter, insanların arasında olsa bile kendini hep yalnız hissediyor ve hayata karşı bağını yavaş yavaş kaybediyor. Bir şeylerden kaçmak istiyor ama aslında sorunların dışarıda değil, kendi içinde olduğunu fark ediyor. Zweig burada, insanın en büyük sıkıntısının üzülmekten çok hiçbir şey hissetmemek olduğunu gösteriyor ve bu içsel boşluğun insanı nasıl yavaş yavaş çökerttiğini anlatıyor.
Duygu ve Düşünce
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2022 281. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2022 23:43
Bu benim mesleğim ve görevim. Berger'in kurduğu bu cümle bir çok insan için dönüm noktasıdır. Birileriyle bir şeylerle uğraşırken, bıkmış usanmışken bir anda kim olduğumuzu hatırladığımız o an. Her şey birden çok kolay görünür. Herkes yaşamıştır. Bir kere olsun yaşamıştır. Tıpkı bir çocuğun annesinin boynuna sarılması gibi. Bir annem var hissi gibi. Durup dururken gelen bir his. Olduğun kişi olmaktan gelen o anlık memnuniyet. Tarif edememiş olabilirim ama öyle bir his var işte. Kızıl Stefan ZWEİG'in bence yine çok önemli bir novellası. Ben şahsen tüm kitaplarını seviyorum ama bazılarını özellikle tavsiyelik görüyorum. İşte bu kitap da o kitaplardan. Tabii. Bir de fedakârlık mevzusu var. Büyük ihtimalle benim için kitabı liste başına taşıyan da bu oldu. Evet fedakârlık. Ama öyle yalandan değil. Çünkü yalan dolan bulaşmaması gereken, bulaşacak olursa iğrenç duracak bir duygu bu. Tertemiz olması lazım. Son bulacak bir hayatımız var. Bundan eminiz. Buna göre davranmak gerekir, onu da biliyoruz. Fırsat demeyim ama "o an" geldiğinde her zaman hazır olmak isterim. Daha doğrusu o cesarete sahip olmayı... Berger'e üzüldüm mü? Ben böyle şeylere üzülmem. Anlam arayışına ulaşmış hiç bir sona üzülmem. Çünkü hayatının sonuna kadar hiç "yaşamamış" insanlar olduğuna inanıyorum bütün kalbimle. Bu kısacık hayatta "bir an" yaşamak paha biçilmezdir. O anın kıymetini bilenlerden olmak her şeye bedeldir. Kızıl sonunda her şeyin iyi olduğu bir hikâye değil çoğuna göre. Bana göre her şey iyi olmadıysa da anlamını buldu. Bu yaşamaktan çok daha kıymetli. Zaten öleceğiz. Bu laf değil. Gerçekten o an çok yakın olabilir. Sabaha çıkarmayabiliriz. O adımı atamayabiliriz. Bir dahaki nefesi alamayabiliriz. Bize lazım olan bu hayatta gitmeden bir an yaşamak. Ben yapabilir miyim? Bilmiyorum. Fedakârlık
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
kizil
9/10
·72 syf.··
2020 1. kitabı
sonu hic beklemeyecegim sekildeydi ve beni cok uzmustu birkac gun etkisinden de cikamamistim, etrafimdakilerle iliski kurmakta cok zorlanan biri oldugum icin berger’in insanlarla olan kopuk iliskisini kendimmis gibi okudugum, stefan zweig’in en sevdigim kitabi
1000Kitap
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
Kızıl
3/10
·72 syf.··
2024 10. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 10:22
ZweigHayranı şuana kadar en sevemediğim kitabı oldu açıkçası. Berger içine kapanık asosyal bir tıp öğrencisi tabiki içine kapanıklığı çocukluk travmalarıyla büyümüş fiziksel ve ruhsal olarak zayıf bir yapıya sahip bu genç Viyanada eğitim almaktadır. İçine kapanık karakteri gereği hiç arkadaşı yoktur ve komşusu olan Schramek ile iletişim kurmaya başlar. Schramek Berger’in tam tersi dışa dönük hilebaz ve kurnaz bir adamdır. Berger Schramek’e büyük hayranlık besler onun gbi olmak ister. Ve Karla Schramek’in kız arkadaşı, önceleri Bergerle çok dalga geçsede aralarında hep bir çekim oldu fakat Berger arkadaşına ihanet etmemek için ikisinden de uzak durdu. Berger ağır bir depresyona girdi ve tükenmeye başladı. Okulu bırakma kararı aldı kendini tamamen saldı ümitsizlik içinde bir gece ev sahibesinin 13 yasındaki kızı Mizil için endişeli olduğu bir ana denk geldi ve yardım etmek istedi. Orda kendini ilk defa iyi hissetti ve mesleğine olan saygısını geri kazandı. Okurken rahatsız hissettiren pedofili çağrışımı yapan son kısım! Berger, Mizili küçük kız kardeşi gibi sevdiğini düşündükten hemen sonra Mizil’in iznini alıp dudağından öptü. Ve onun büyüyüp kendisine aşık olucağını hayal etti… (Dönemin yaşam şekli evlilik yaşı vs göz önünde bulundurulsada bu sayfalar da çok rahatsız hissettim) Mizil iyileşti Kızıl hastalığı ise Berger’e geçti…
Dünya Klasikleri
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
6/10
·72 syf.··
2021 23. kitabı
Zweig külliyatı içinde çok zayıf kalmış bir eser Hızlı okunuyor ama ümit ümitsizlik vazgeçme vazgeçmeme çemberini anlatıyor tüm eserlerini okumaya niyetlendiyseniz okuyun
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
10/10
·72 syf.··
2022 80. kitabı
Ne kadar çok kitap okursam, ne kadar büyük kültler bitirirsem bitireyim kendimi Stefan Zweig'ın kısacık bir eserinde kendimden geçerken buluyorum. Duyguları o kadar yoğun işliyor ki. Her şeyin bu kadar güzel kelimeye döküldüğü nadir eserlerden biri yine. Amaçsız bir hayatın insanı buhrandan başka bir şeye sürüklemeyeceği gerçeğini nasıl da insanın yüzüne vuruyor. Her dönem gençliğin, gençlik ateşiyle kendi kendini nasıl bir sıkıntıya sürüklediğini, ruh hallerini, duygu ve düşüncelerini o kadar ince ince anlatmış ki. Kabul görme isteğini ve varlığını ispatlamak adına girişimlerini, nasıl batağa saplandığını kıl fırça ile resim çizer gibi Viyana'ya üniversiteye giden bir öğrenci üzerinden tek tek anlatmış. Özellikle kitabın başında ilk defa gurbete çıkışı, o duygusal doluluğu, kimseye yansıtmadan gözyaşını kendi içine akıtmaları öyle tanıdık ki. Yeni odasının kendine ne denli yabancı olduğunu, bazen delilercesine çalışıp bazen başka duyguların peşinde koşturmaları..
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2022 02:06
Bir hastalık bir kadın ve aşk.İşte hepsi burada bir arada.Sonuç.Tabii kide kaçınılmaz son.Hepimizin sonu aslında.Hayat kısa.Gideceğimiz yer aynı.ÖLÜM!
KızılStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201936,9bin okunma
Pedofili içerik üzerine
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 13:57
·
Zweig' ı nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik. İyi de zaten, o konuda hemfikiriz. Öykülerindeki karakterler histerik iç konuşmalarıyla ünlüdür. Çoğu zaman dışa vuramadığımız, ruhumuzun karanlık ve derin yerlerindeki; küçük harflerle büyük yaralar açan kelimeleri sayfalara döker Zweig. Ve bizler okuyucu olarak bunları okur, kendi yansımamızı görürüz sayfalarda ve özdeşim kurarız O'nunla. Netice itibarıyla da Zweig en çok okunan yazar olur. Kapağında Zweig' a ait emareler olmasa, Zweig okuyanlar bu kitabın ona ait olduğunu anlar. Beni rahatsız eden sadece bir konu var ki bir okuyucu olarak asla affedemeyeceğim bir durum. Pedofili... Hikayede asosyal bir tipleme var. Hayatında eli kadın eline değmemiş fakat içten içe dürtüleriyle tanışmak isteyen bir tıp öğrencisi var. Spoiler bu kadar yeterli olacak sizler için. Hikayenin sonunda 13 yaşındaki bir kızın dudaklarından öpüyor (hissi bir öpücük.) Rahatsız olmam için yeterliydi bu kadarı. Şimdi geçenlerde bi tane herifin biri çıktı (Zümrüt apartmanı.)Baya gündem olmuştu. Küçük çocuğa deyim yerindeyse tecavüz etmeyi hayal eden, aklında bunu canlandıran ve yanlış hatırlamıyorsam bunu uygulayan bir karakteri anlatıyordu. Baya baya edebiyat camiasını ikiye böldü. Bir grup "canım adam sanat yapıyor, sanatta sınır yoktur" u savunurken bir grup da "pedofili içerik" i etik ve ahlaklı bulmadı. Ben ikinci kısımdayım. Tabi ki gerekçem var. Şöyle ki, Bir yazar kesinlikle pedofiliyi içerik olarak temel alabilir. Fakat bizler içeriği oluştururken tecavüzcünün değil kurbanın bakış açısını temele almalıyız. Zaten öteki türlüsü psikaytrinin alanıdır. O da edebiyat olmaktan çıkar. Yani tıbbi bir makalede ya da kitapta tecavüzcünün bakış açısını, hislerini, kısacası davranımlarını tanımlayabilirsiniz. Edebiyatta bunu yapamazsınız. Son olarak
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Kızıl
6/10
·68 syf.··
2026 19. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 18:10
Kitabın merkezindeki karakter, dışarıdan sakin ve sıradan görünse de iç dünyasında büyük çatışmalar yaşayan, toplumun beklentisine sıkışmış bir figür. İnsanların ona dair yargıları, etrafındaki sessiz baskı ve özellikle zayıf anlarında yalnız bırakılması, karakterin ruh hâlini derinleştiriyor. Zweig, karakterin kırılgan yanlarını, hatalarını ve duygusal gelgitlerini öyle net bir şekilde yansıtıyor ki onu anlamamak mümkün olmuyor. Kendi iç hesaplaşmasıyla, gururuyla ve çaresizliğiyle verdiği mücadele, hikâyenin en etkileyici tarafı. Kızıl, insan psikolojisinin en kırılgan anlarını yakalayan, Zweig’a özgü yoğun duygularla ilerleyen kısa ama sarsıcı bir hikâye. Toplumsal baskıların, utanç duygusunun ve insanın kendi iç gerçeğiyle yüzleşmesinin nasıl ağır bir yük olabileceğini sade ama vurucu bir dille anlatıyor. Zweig, bir kişinin iç dünyasında kopan fırtınaları okura hissettirmekte yine ustalığını konuşturmuş bu kitapta. Zweig’in eserlerini genel olarak çok seviyorum; özellikle psikolojik çözümlemeleri beni hep içine çekiyor. Kızıl da akıcı, sade ve yoğun bir anlatıma sahip. Zweig’in insan ruhunu çözümleyen o keskin kalemini sevenler için mutlaka okunmalı diye düşünüyorum. Kitap puanlaması 6/10
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.