... o zaman hayallerim pek iç karartıcıydı, gerçi ondan önce de daha iyi sayılmazdı, ama yaşamak sanki daha bir kolay ve huzurluydu; başıma üşüşen o kara dumanlar yoktu, o vicdan azapları, gece gündüz yakanı bırakmayan o karanlık, kasvetli pişmanlıklar yoktu. Tabii o zaman soruyorsun kendine: Nerede şimdi o hayallerin? Kafanı iki yana sallayıp, “Yıllar nasıl da uçup gidiyor!” diyorsun. Yine soruyorsun: Nasıl geçirdin o yıllarını? En güzel zamanlarını nereye gömdün? O yılları yaşadın mı yaşamadın mı? Bak dostum, diyorsun kendine, bak artık toprak soğumaya başladı. Birkaç yıl daha geçecek ve sonra koltuk değneklerine dayanmış titreyen ihtiyarlık, ondan sonraysa sefalet ve terk edilmişlik gelecek. O düşler dünyası beyazla örtülecek, donacak, hayallerin solacak ve sararmış yapraklar gibi düşüp gidecek... Ah Nastyenka! Yalnız kalmak, tamamen tek başına kalmak ve hayıflanacak bir şey bile bulamamak ne kadar boğucu...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kimi zaman bir ıstıraba yakalandığım olur, o ıstırap... Çünkü böyle zamanlarda asla gerçek bir yaşamım olmayacağı hissine kapılırım; çünkü gerçekle, hakikatle her türlü temasımı, her türlü bağımı yitirmişim gibi gelir; çünkü nihayet kendi kendimi lanetlemişimdir; çünkü o hayal dolu gecelerden sonra üzerime bir ağırlık çöker ki korkunç!
En güzel yıllarımı heba etmişim! Artık bunun farkındayım ve fark etmiş olmaktan acı duyuyorum, çünkü sizi bana Tanrı yolladı iyilik meleğim benim, bana bunları kanıtlamak için yolladı. Şimdi yanınızda oturmuş sizinle konuşurken geleceğe korkuyla bakıyorum, çünkü gelecekte yine yalnızlık, yine o yavan, o gereksiz yaşam var.
- Bir öyküm olduğunu kim söyledi size? Benim bir öyküm falan yok...
- Öykünüz yoksa nasıl yaşıyorsunuz? diye sözümü kesti gülerek.
- Ama gerçekten öyküm falan yok! Hani derler ya kendime, yani tamamen bir başıma - yalnız, yapayalnız- yaşıyordum; yalnız ne demek anlıyor musunuz?
- İyi de ne demek yalnız? Yani kimseyi görmüyor musunuz?
- Hayır, hayır, birini görmekse görüyorum, ama yine de yalnızım.