Müzikten duyduğum ıstırap acaba onu anlamamak ya da yanlış anlamaktan mı diye çok düşündüm. Zira yaşamaktan duyduğum ıstırap da sanki biraz yaşayamamaktan gibiydi. 
Başka insanları bir şey sandığım anlaşılmasın, kendini bir şey sanmayan başkasını hiç saymaz. Başkasına kıymet vermek (vermeye, verir görünmeye razı olmak da denebilir) için önce bir doymak, taltif edilmek, şu diken diken tüylerin yatıştırılması gerek ki dönüp başkasına da “Eh fena değil,” diyebileyim.