Çağlar

Ankara, 25 Ocak
Erzurum'daki anti-komünist faaliyetin elebaşlarının, hükümetin sahte komünist partisi kurmasıyla Mustafa Suphi hadisesi arasında bağ kurup Ankara hükümetine yüklenmesi üzerine, Mustafa Kemal, Erzurum'a iki ayrı telgraf yollar: Erzurum'da Büyük Millet Meclisi üyelerinden Durak beye 1. Komünizm meselesi meclisteki gizli celsede söz konusu edildi. Meclis ve hükümet komünizmin memlekette tatbikine müsait olmadığı hakkındaki kanaatini kati ve heyecanlı bir surette ortaya koydu. 2. Rus Bolşevik komünist tatbikatının faciaları teferruatıyla ve muhtelif kaynakların verdiği malumat ve belgeler ile öğrenilmiştir. 3. Hükümet gerek merkezde ve gerek memleketin her tarafında komünizme karşı gerekli tedbirlere girişmiştir. Ankara'da bazı tutuklamalar yapmaya ve Şeyh Servet Efendiyi tayin olduğu Diyarıbekir istiklal mahkemesi üyeliğinden azil ile hakkında kanuni tatbikat yapılmasına ve Ankara'da teşkilat yaptırdığı anlaşılan Rusya ticaret heyeti reisi Upmal'i memleketimizi terk ettirmeye mecburiyet görüldü. 4. Moskova konferansı neticesi alındıktan sonra Ruslarla dostane münasebetimiz ihlal edilmeyecek ve İngilizleri memnun etmeyecek surette alenen de icabı gibi bir siyasi vaziyet alınabilecektir. 5. Erzurum'da Mustafa Suphi hakkındaki milli gösterinin planına daha evvel kazım Karabekir paşa hazretlerinin ve müteakiben Hamit beyefendinin yazılarıyla vakıf olmuş ve tasvip etmiş idim. Herhalde Doğu'dan gelecek tahripkar herhangi bir cereyana karşı Erzurum ve Trabzon'un ve bütün memleketin Seddi kebir (büyük set) vaziyetinde bulunacağına eminim. 6. Memlekette yeni her teşekkülü karışıklık sebebi kabul eylediğim için Erzurum Müdafaa-i hukuk Cemiyeti'nin şimdiye kadar olduğu gibi, bugün ve bundan sonra da milli esaslarımız dahilinde vatani vazifesini yapmaya
Sayfa 159·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ankara, 24 Ocak 1921
Sovyet misyonu sekreteri Upmal, Mustafa Kemal ile daha sonra kendi hükümetine rapor ettiği bir görüşme yapar. Bu konuşmanın Mustafa Suphi ile ilgili bölümü şunlardır: Mustafa Kemal: .... Mustafa Suphi Erzurum'a gelmişti. Suphi, bir zamanlar Erzurum'da yaşamış ve orada ahlaksızlığıyla nam salmıştır. Erzurumlular, gelişini haber alınca, yaklaşık iki bin kişi toplanarak onu tehdit etmeye başladılar ve protestolarını hükümete ilettiler. Suphi'yi koruma altına almak zorunda kaldık ve yarın kendisi Rusya'ya gönderilecektir. Upmal: Bu şaşırtıcı değildir. Hatta, utanıldığı için isimleri bana belirtilmeyen bazı kabine üyeleri bile, Mustafa Suphi'den Mecliste "Vatan menfaatlerine saygı göstermeyen şarlatan" diye söz ediyorlar (Ben bu sözlerin Kemal'in kendisi tarafından söylenmiş olduğunu biliyordum, ama doğrudan yüzüne karşı söylemek istemedim, ayrıca benim kimi kastettiğimi herhalde kendisi de anlıyordu -Upmal) Meclis kulislerinde herkese diyorlar ki, Yoldaş Nerimanov, Azerbaycan'ı 180 milyon karşılığında Rusya'ya satmıştır; bu durumda Suphi'nin başına gelenlere şaşırmamak gerekir. Provokatörce yapılan çeşitli dedikodulara dayanarak son zamanlarda halkın verici kesimleri arasında Sovyet Rusya'ya karşı düşmanca yaklaşımlar kuvvet kazanmıştır. Bu tabiidir. Buna fazla kızmıyoruz. Yerindedir; zenginler, komünizm hayaletinden zamanından önce korkmuşlardır. Ama sanıyoruz ki, sizin görevlilerin bir kısmı Kafkaslar'daki vaziyet hakkında bir önceki rejimin ve korkunç harbin yarattığı yoksulluktan bahsetmeden bilgi veriyorlar. Mustafa Kemal: Suphi'yi şahsen tanımıyorum, fakat burada onu oldukça iyi tanıyan insanlar var. Eğer Suphi, anlattıkları gibi kötü olmasaydı, fark etmeyecekti; halk onu kabullenmeyecek ve onun ağzından çıkan bütün iyi ve samimi fikirler halk için kötü
Sayfa 157·Kitabı okudu
Hüseyin Avni'nin Kazım Karabekir'i hedef alan konuşmasının ardından Mustafa Kemal tekrar söz alır, Mustafa Suphi ve yoldaşları hakkında Karabekir tarafından yapılan plandan övgüyle bahseder: Bir defa Mustafa Suphi'yi herkesten evvel Doğu'da Hüseyin Avni Bey'den evvel meydana çıkaran Kazım Karabekir Paşa'dır. Bu adamın memlekete girmesinin zararlı olacağını takdir eden Kazım Karabekir Paşa'dır ve bunun memleket haricine, sınır haricine atılması lazım geleceğini bilen de Kazım Karabekir Paşa'dır. Yoksa Erzurum'da valiliğiniz değildir. Biz değiliz efendiler. Fatinane bir surette yapmış olduğu planı, herkesten evvel icap edenlere faaliyet veren Kazım Karabekir Paşa'dır... Çünkü her gittiğiniz yerde aleyhinde bulundunuz, yazık değil mi? Tarihe geçecek onun yaptığı şeyler. (Atatürk'ün Bütün Eserleri c. 10 s. 310-311) Yıllar sonra Mustafa Kemal ile yolları ayrılacak olan Kazım Karabekir, uzun süre yasaklı kalan anılarında bu olayla ilgili olarak "hayatımla ve namusumla oynadılar" diyecektir. (Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz, s. 1076)
Sayfa 155·Kitabı okudu
TKP kafilesinin Erzurum'da başına gelenler resmi kayıtlara da geçmiştir. Erzurum'daki kumandan Rüştü, Mustafa Kemal'e aşağıdaki şifreyle beklenen haberi verir. Mustafa Kemal Paşa'ya yazdığım şifre ilave olunacaktır Mustafa Subhi on yedi refikiyle Erzurum'a gelmiş ise de istasyonda toplanan binlerce halk tarafından tahkir ve tard olunmuştur. Evvelce alınmış tedabir-i inzibatiye neticesinde fiili bir tecavüz vuku bulmıyarak bahsi geçen durmayarak yoluna devam etmeye mecbur olmuştur. Trabzon tarikini takip etmekte olup güzergâhta ahali konak ve yiyecek vermemektedir 22 kanun-u sani (Ocak) 337 (1921) Rüşdü
Sayfa 153·Kitabı okudu
Doğu vilayeti seyahatinden geri dönen Erzurum mebusu Durak bey, Büyük Millet Meclisinin 11 Nisan 1921 tarihli oturumunda Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Erzurum'a geldikleri anı şöyle aktarır: "Mustafa Suphi ve avanesi Erzurum'a geleceği zaman, halk dükkanlarını kapadı. Yedi yaşından yetmiş yaşına kadar... Bunlar, evvelce Erzurum ahalisi bizi istikbale çıkmış diye bıyık buruyorlardı. Fakat istasyona yaklaşınca mütessir oldular, biraz istirahattan sonra bunlar trenden indirildi ve bendenize söz verildi. Sordum: Zaten Mustafa Suphi'nin geçmişini Erzurum iyi tanır. Son zamanlarda Kastamonu valiliğinde bulunan Ali Rıza Bey'in oğludur. Babası da kendisinden memnun değildir ve kovmuştur. Bu yirmi kişilik heyet de tabii beraber gelmiş idi ve Kars'ta da orduca nezaret altında bulunduruluyordu. Bunların Rusya'ya geri gitmeleri siyaseten muvafık görülmüyordu. Sözü bana verdiler: Oğlum nerden gelip nereye gidiyorsun diye söze başladım, kimin namı hesabına söz söylüyorsun ve nesin? Dedim. Halk asabileşmişti; nümayişler yaptılar, bağırdılar, çağırdılar, 20 kişilik heyet de beraberdi. Kar topu gibi bir şeyler, bir şeyler, bir şeyler... Trene binip koğdular (TBMM Gizli celse Zabıtları C.2 İş Bankası yayınları s.33)
Sayfa 152·Kitabı okudu