Kişinin yapısal Türkçülükten faydalanması için, sözleşmeye aktif katılımından ziyade, sözleşmeyi delmemesi çoğu zaman yeterlidir. Dolayısıyla, sessiz kalarak ve sözleşmenin kurallarını delmeyerek veya belli bir şeyi yapmaktan ziyade yapmayarak da sözleşmeye katılım mümkündür. Soyut düzeyde söylersem, sözleşmeyi delmeyen her etkileşim, eylem, düşünce ve duygu, sözleşmeyi dolaylı olarak yeniden üretir. Örneğin bir akademisyen veya gazeteci, Türklük sözleşmesinin yasakladığı konularda bilimsel çalışma üretmiyorsa, haber yapmıyorsa ya da tavır almıyorsa, bu, sözleşmeye katılmak ve sözleşmeyi yeniden üretmek demektir. Bu bir şey yapmayarak katılımı ve yeniden üretim yolunu Hobbes'in "zımni sözleşme işaretleri"yle de düşünebiliriz: "Zımni işaretler, bazen sözlerin; bazen sükutun; bazen hareketlerin; bazen de bir şeyi yapmaktan imtina etmenin sonucudur: ve bir sözleşmenin zımni işareti, genellikle, sözleşmeye taraf olan kişinin iradesini yeterli biçimde gösteren herhangi bir şeydir"