Kübra

Kübra
@Cahilsin
Masum bi kuldum, drakula oldum.
daha adil paylaşım için reçete
Artık kitabı elinizden bırakıp ayakkabılarınızı giymenin ve dışarı çıkarak, üretirken bunca alın teri döktüğünüz pastadan daha adil bir pay almak için örgütlenmenin zamanıdır.
Sayfa 328
Reklam
İktisada Dair Akılda Tutulması Gereken Bir Düzine Önemli Şey
1. Ekonomi, yalnızca teknik ilişkilere değil toplumsal ilişkilere de dayanır; (aynen toplum gibi) zaman içerisinde evrim gösterir ve değişir. Ekonomi dediğimiz şey, insanoğulları ile kızlarının mallarla hizmetleri üretmek ve ardından da ürettikleriyle ne yapacaklarına karar vermek için birlikte çalışmasından başka bir şey değildir. 2. İktisat, doğası gereği öznel, değer yargılarıyla dolu ve siyasi bir bilim dalıdır. İktisada ilişkin her yaklaşım, ekonominin nasıl işlediğiyle ilgili bir analizi, nasıl (VE KİMİN ÇIKARINA) işlemesi gerektiği konusunda bir dizi değer yargısıyla ve varsayımla bütünleştirerek ortaya koyar. 3. Üretken insan faaliyeti, doğadan aldığımız kaynaklara değer katan yegane kuvvettir. Çalışma olmadan ekonomide hiçbir şey olmaz. 4. Alet kullanımı çalışmayı daha üretken kılar. Bir alete sahip olmak başlı başına üretken bir eylem değildir. (Oysa kapitalistin tek vasfı üretim araçlarının mülkiyetidir.) 5. Kapitalizmde çoğu çalışma istihdamdan oluşur. İşverenler, bir yandan emek maliyetlerini en alt düzeye çekmeye çalışırken, öte yandan da çalışanlarının çabasını ve disiplini azami kılmak gibi karmaşık bir güçlükle karşı karşıyadırlar. 6. Karşılığı ödenmeyen çalışma da önemlidir. (Armağan ekonomi, ev içinde ücret ödenmeyen emek piyasası) 7. Rekabet kapitalizmin ana özelliğidir ve şirketleri belirli bir tarzda davranmaya zorlar. Kapitalisti harekete geçiren sırf hırs değil aynı zamanda korkudur. 8. Doğal çevrenin durumu, refahımız açısından hayati önem taşır. Ekonominin, insanlara çok büyük ekonomik bedeller ödetmeden çevrenin kalitesini sürekli bozması mümkün değildir. 9. Finans sektörü kendi başına üretken değildir. 10. Devlet, kapitalizmin başlangıcından bu yana merkezi ve destekleyici bir rol oynamıştır. Aslında devlet olmasaydı kapitalizm
Sayfa 323
Tuhaftır yaşam: acımasız mantığın boş bir amaca yönelik gizemli düzeni. Yaşamdan umulacak tek şey, insanın biraz kendini öğrenmesi -o da geç olur hep- ve bitmek bilmeyen bir yığın pişmanlık.
Sayfa 169
'İçinde gerçekten çıkar sağlanacak bir şey olduğunu gösterirsen, yeteneğinin tanınmasına engel tüm sınırlar ortadan kalkar,' diyordu. 'Tabi, amaçlarına -amaçlarının doğruluğuna- dikkat etmelisin hep. '
Sayfa 167
Açlık
Çekinmek mi? Ne çekinmesi olabilirdi ki! Hurafe mi, tiksinti mi, sabır mı, korku mu; yoksa ilkel bir onur duygusu muydu bu? Hiçbir korku açlığa karşı direnemez, hiçbir sabır aşındıramaz onu, açlık varsa tiksinti olamaz; hurafe, inanç, ilke diyebileceğimiz şeylere gelince de, rüzgarın savurduğu saman çöplerinden farksızdır bunlar. Yavaş yavaş öldüren açlığın iblisliğini, bezdirici acısını, kara düşüncelerini, karanlık ve suratsız yabanıllığını bilir misiniz? Ben bilirim. Açlığa karşı doğru dürüst savaşmak için insanın bütün içgüdüsel güçlerini harcamasını gerektirir. Mateme, onursuzluğa, ruhsal çöküntüye dayanmak, bu uzayıp giden böyle bir açlığa dayanmaktan daha kolaydır.
Sayfa 128
Reklam