CAHİT CAN

CAHİT CAN
@Cahocan
Puan vermedi·463 syf.··
2020 17. kitabı
Esir Şehir üçlemesinin ilki olan kitapta Avrupadan eşiyle İstanbul’a dönen Kamil Bey’in savaş yıllarında karşılaştığı ekonomik güçlükleri izleriz önce. Kamil Bey ülkenin içinde olduğu işgal durumundan hiç de hoşnut değildir fakat bir asilzade olduğundan böylesi zor bir durumda ne yapmak lazım geldiğini bilememektedir. Liseden sınıf arkadaşlarının işgale karşı örgütlenip Mustafa Kemal’e be Anadolu’ya yardım ettiklerini öğrendiğinde kendini bir gazeteci olarak buluverir. Yaşadığı bu dönüşüm ve iç hesaplaşmalar romanda çok ustaca verilmiş. Gözaltına alınışıyla devam eden süreçte bir yandan işgalle birlikte zengin olan sözde Osmanlı aydınlarını okurken diğer yandan milli mücadelenin perde arkasını görüyorsunuz. Üçlemenin ilk kitabı bir girizgah gibi. Kemal Tahir tam bir gözlem ustası. İkinci kitap için açıklamaları daha sonraya atıyorum. Tarihe ilginiz varsa bir an önce başlayın derim. İyi okumalar...
Edebiyat
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 201913,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını
Şiir
Bugün kitap okurken YouTube’dan “kitap okuma müziği” arattım diye linç yedim. Çok rafine zevklerim ve çok pis arkadaşlarım var.
Edebiyat
“Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler”
Şiir
Okuduğumuz kitaplar bizi yansıtır mı? Bence asıl okumadıklarımız bizi yansıtır. Ya da izlemediğimiz filmler ya da tutmadığımız partiler. Biz ne olduğumuzu tam olarak bilemeyiz belki ama ne olmadığımızı net olarak gösteririz. Şiir biraz da olsa olmak istediğimiz yerdir aslında. Şairlerse birer köprüden başka bir şey değil aslında ya da roman. Tutunamayanlar değil tutamak bulamayanlarız belki de. “Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ”
Şiir