Rae

Rae
@Calisterae
22 kütüphaneci puanı
119 okur puanı
Mayıs 2016 tarihinde katıldı
Her zor yapıtta şu ikilemle karşı karşıya kalırız; ya yazar kendini yeterince açık ifade edemeyen yeteneksizin biridir ya da biz söylenenleri kavrayamayacak kadar aptalız. Montaigne suçu yazara atmak konusunda bizi yüreklendiriyor. Anlaşılmaz bir düzyazı çoğunlukla entelektüelliğin değil tembelliğin göstergesidir; kolayca okunan bir yazıysa asla kolayca yazılmamıştır. Ya da böyle anlaşılmaz bir yazıyı kaleme alan yazar içerikteki eksikliği gizlemek istiyordur; anlaşılmaz olmak söylecek hiçbir şeyi olmayan için benzersiz bir korunaktır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eğer yaşamak, varolmak çok keyifli olsaydı, herkes uykudaki bilinçsizlik haline geçmek için isteksiz davranır, büyük bir mutlulukla uykudan uyanırdı. Ama durum bunun tam tersi.
Yaratıcılığımızı körükleyen en önemli şey, 'bu böyle olmak zorunda mı? sorusudur. Bu sorudan yola çıkarak siyasi devrimler yapar, bilimde ilerler, daha iyi ilişkiler kurar, daha iyi kitaplar yazarız.
Puan vermedi·208 syf.·
2016 96. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar Öncelikle kitabın ismini duyduğum zaman bir John Steinbeck'vari ( Bu kullanımı çok sevdim Aykut Hocam'a selamlar bir incelemenizden etkilendim. :) ) anlatımıyla karşılaşacağımı düşünmüştüm lakin öyle olmadı. Çiftlik hayatı, tarlalar falan beklerken, Holden adında biriyle tanıştım. Holden 17 yaşında tipik bir genctir fakat okul hayatı onu pekte başarılı kılmadığından sürekli okul değiştirmiş. Sorumlu olduğu 5 dersin dördünden kalması, kompozisyon konusunda başarılı yazıları onun okuldan atılmasına engel olamıyor malesef. Son geldiği okuldan da atılmasıyla beraber, hayatını yaşadıklarını bize kendi diliyle anlatmaya calışmıştır. Holden çevresindeki insanların samimiyetine, yaşantısına, konuşmalarına güvenmediği icin onlardan pek haz etmez. Hatta doğru düzgün sevdiği bir şey var mıdır diye sorabilirsiniz? Aile ortamının boşluğu, umursamaz tavrıyla okuldan atıldıktan sonra ailesinin yanına gitmeden önce otellerde kalır. Bir çok ortama dahil olur fakat aslında bu kısa bir zamandır. Kitap konuşma havasında geçtiği için Holden'la bizzat konuşuyor ya da dinliyor gibi hissedebilirsiniz. Aralarda geçen argo kelimeler veya olaylar rahatsızlık verebilir, olayın baş karakterinin 17 yaşında olduğunu ele alırsak. En sevdiğim karakter Holden'nın küçük kız kardeşi Phoebe oldu. Yaşından olgun tavırları, zekasıyla sonlara doğru Holden'nın karar vermesini sağlıyor. Ayrıca ' Bitttim' kelimesi oldukça keyif verdi bana. Kitap basit görünen ama anlatılmak istenen şeyi gözünüze sokmadan anlamanızı bekliyor. Holden gibi bir gencin toplumla, insanlarla olan ilişkilerini, iletişimini kendi iç dünyasındaki sıkıntılarını samimi dille anlatılmış. Bazen insanların suratına söyleyemediğimiz şeyler, yanlış olduğunu bildiğimiz halde ne yapabilirim düşüncesiyle
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Ölüm Üzerine
Kötü şeyler başımıza gelmeden önce onları aklımızdan bile geçirmeyiz... Kapımızın önünden cenazeler geçer ama ölüm üzerine hiç düşünmeyiz. Bu dünyayı zamanından önce terkeden insanlar görürüz ama çocuklarımızın geleceği için planlar yapar, üniforma giyecekleri, orduya katılacakları, babalarının işlerini devralacakları günü hayal eder dururuz.