Traudel'in en sevdiği cümlelerden biri şöyle: İkimiz birlikteyken yalnız olmak istemiyorum. Bunu söylemekle en az haftada bir defa onu şenlendirmemi beklediğini dile getiriyor. Bu cümle söylendiğinde çoğunlukla susuyorum ve Traudel suskunluğumu, suçumu kabul ettiğim şeklinde yorumluyor. Her insanın içsel bir biçimde yalnız olduğundan, bu yalnızlığın kötü bir şey olmadığından ve bu konuyu konuşmak istemediğimden, susuyorum. Aslında boş laftan başka bir şey değil ama Traudel için boş laf değil. Birçok insanın içsel yalnızlığını inatla inkar ettiğini biliyorum. Traudel de bunlardan biri.
Bir süre sonra yaşamın garipliği beni bir iç suskunluğuna itiyor. Artık çaresiz ruhumun yakınmalarından başka bir şey duymaz oluyorum. Ruhum kendi inceliğine yakışır bir şeyler yaşamak istiyor, gerçeğin zoraki aboneliğine yenik düşmek istemiyor. Ruhumu teskin ediyor, uygun yedek yaşam olayları aramaya başlıyorum.