Gizem Mışraklı

Gizem Mışraklı
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 10:38
Mevlânâ, 1207 yılında Afganistan’da doğar ve küçük yaşlardan itibaren babasından din-felsefe dersleri alır. Batıdaki Anadolu Selçuklu toprakları "Rum diyarı" diye tarif edildiğinden isminin sonuna "Rumi" (Rum diyarında yaşayan) eki alır. Öğrencileri ve sevenleri tarafından "Efendimiz" anlamındaki "Mevlânâ" unvanı onu yüceltmek maksadıyla söylenip ‘"Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" olarak anılır. Mevlânâ nın hayatındaki en önemli olaylardan biri Şems ile tanıştığı andır. Konya’da bir caddenin kenarında turkuaz renginde camlarla çevrilmiş, küçük bir telefon kulübesini andıran bir yapı vardır. Mevlana ve Şems’in ilk tanıştığı bu yere "İki denizin birleştiği yer" denir. Şems o gün Mevlânâ ’ya: "Aradığın şey o kitaplarda değil. Aradığın şeyi okuyarak bulamazsın. Onu ancak kalbinle bulursun. Dünyadaki bütün kitaplar, bütün hesaplar aklın bir oyunudur sadece. İnsan aklının oyunu... Bütün bu kelimeler, sözler, laflar sevginin yerini tutmaz. Okuyarak öğreneceksindir belki ama ancak aşkla anlayacaksın. Kır kalemin ucunu. Bundan sonraki yolculuğumuz aşk yolculuğudur. Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.’’ der ve birlikte uzun bir yolculuğa çıkarlar. Mesnevi’nin ilk 18 beyti Mevlânâ' ya aittir ve Mevleviler için en önemli beyitler bunlardır. Kitap on sekiz beyti bölüm bölüm açıklamakta. Mesnevi’nin ilk beytinde ‘dinle’ yazar. Akla ilk gelen soru "Neyi dinleyeyim?" olur. Cevap sorunun içindedir. Oluşum süreci ile insanın yolculuğuna çok benzediğinden, tasavvufun temeli olarak Mevlevilerin, "Sır taşıyıcısı" dediği "Ney" çalgı aleti seçilmiştir. Kitap kamıştan başlayan Ney’in yolculuğunu ayrıntıları ile anlatmakta. Tasavvuf felsefesi nedir? Hangi yolları izler? Sufiler kimlerdir? Ney nasıl yapılır? Mevlânâ kimdir? Mesnevi ne anlatır?... gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız
Edebiyat
Mevlana - İstediğin Bir Şey Olursa Bir Hayır Olmazsa Bin Hayır AraHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20223,729 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 19:32
"Hepimiz biraz yaralıyız, sanırım insan olmanın doğasında var yaralı olmak." 'Kendine iyi davran güzel insan' kitabı 5 bölümden oluşmakta. 1) Başlangıç 2) İlişkiler 3) Kabullenme 4) Değersizliği yenmek, Kendi değerini yeniden keşfetmek 5) Tünelin ucundaki ışık: Değişim anahtarı Çok fazla düşünüp bir çıkış yolu bulamayan, aşırı duygusallıktan kurtulamayan, sorunları sürekli halı altına atan, etrafındaki insanların konuşmalarını çok fazla önemseyen, yalnızlıktan korkan, eleştirileri kabul edemeyen, geçmişin yükünden kurtulamayan, mükemmel olma arzusuyla yaşayan, kendini değersiz ve çirkin hisseden, değişmesi gerektiğinin farkında olup değişmeye cesaret edemeyen vb. insanlar için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Beyhan Budak, YouTube kanalındaki videoları gibi kitabında da çok samimi ve sade bir dil kullanmış. Açıkçası ilk kitabının bu kadar doyurucu olacağını düşünmemiştim. İnsan insanın hem kurdu hem de yurdudur, diyor. Bu noktada kimin kurt kimin yurt olduğunu anlamak bize düşüyor. Ancak nasıl anlayabiliriz derseniz yine kitapta bununla ilgili bilgiler bulabilirsiniz. YouTube kanalına göz atmak isterseniz youtube.com/user/PsikolojiTV
Psikoloji
Kendine İyi Davran Güzel İnsanBeyhan Budak · Destek Yayınları · 201912,9bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 16:13
Godot'yu beklerken, Samuel Beckett'in 1949 yılında kaleme aldığı iki perdelik trajikomedi türünde bir tiyatro eseridir. Ana karakterler olan Gogo ve Didi arasındaki konuşmalar devam ettikçe mantıksızlaşır. Bu tuhaf diyaloglar ve akıl yürütmeler absürt tiyatronun temel özelliğidir. Absürt tiyatro bizi anlamı sorgulatarak düşünmeye sevk eder. Gogo ve Didi varoluş sancıları çeken iki karakterdir. Var olduklarını kanıtlamaya çalışırlar. Bunu da hiç tanımadıkları ve aslında hiç gelmeyeceğini bildikleri Godot'yu beklerken yaparlar. Gelmeyeceğini bildikleri halde geleceğine inanmak onların hayattaki tek amacıdır. Bu amaç onları hayata bağlar. Godot'un gelip onları kurtaracağına inanırlar ama bunu hiçbir şey yapmadan bekleyerek yaparlar. Peki ya biz ? Biz de bizi kurtaracak birinin varlığına inanıyor muyuz? Sorulabilecek bir sürü soru var. İyi tiyatro bizi düşündüren tiyatrodur. Okurken karakterlere ağlamak ile gülmek arasında belirsizliğe düşüyor insan ama zaten Beckett'e göre ikisi arasında fark yoktur. Tiyatroyu izlemek isteyenler için linki bırakıyorum. youtu.be/-Va9xN_xXYw
Tiyatro
Waiting for GodotSamuel Beckett · Faber and Faber · 201010,1bin okunma