"Siz bunu anlamıyor ve talihinize uymayan bir çehre takınıyorsunuz, tıpkı sirkte veya tiyatroda otururken evinde biri ölmüş ve kötü haberi henüz almamış birçok kişi gibisiniz. Oysa ben yukarıdan bakarak ya yağmur getiren bulutunu yavaşça üzerinize salmakla tehdit eden ya da giderek yaklaşıp sizi ve yakınlarınızı silip süpürecek fırtınaları izliyorum. Daha ne diyeyim? Pek anlamasanız da, bu kasırga hâlâ zihinlerinizi çevirip döndürmedi mi, zihinleriniz kaçışıp durmuyor mu ve hâlâ aynı şeylerin peşinden gitmiyor mu, bazen göğe havalanıp bazen de yerin dibine gömülmüyorlar mı?" <...>69