İlk defa bir kitap için inceleme yazısı paylaşmak istedim. Öncelikle bu kitabı okumam için bana veren ve okumam için tavsiyede bulunan çok sevgili dostum Gökçe Şahin'e çok teşekkür ederim.
Yazar Hasan Erimez'in dört kitabından ilki Demirdağın Kurtları. Şayet yazarın adına hiç dikkat etmeden okusam Hüseyin Nihal Atsız okuduğumu sanardım. Atsız beğden izler taşıyor eser. Eser gayet akıcı sade bir üslupla kaleme alınmış ve bir o kadar akıcı. Elime aldığımda bir daha bırakamadım. Her sayfa sonunda bir sonraki sayfada ne olacağının merakıyla sabırsızlıkla okudum. Eserin konusu ismindende anlaşılacağı üzere Göktürklere ait olan Ergenekon Destanı. Kendi soyundan olmayanlara fazlaca güvenen ve ardı arkası kesilmeyen hatalar zincirine düşen bir Türk Kağan'ı Toprak Ana Ötüken ile birlikte tüm Türk illerini Çinlilere yenik düşürüyor ve tüm Türkler yok ediliyor kalan dört Türk Çinlilerden kurtularak Ergenekon ovasına varıyorlar ve burada soylarını tüm dünyadan habersiz devam ettiriyorlar. Gün gelip çatıyor 4 asır geçiyor. Yeni Türk Kağan'ı Börteçine bu demir dağı eritip Tanrı dağından inip yitik Türk illerine Ötüken'e tekrar varmaya and içiyor. Sonrasında ise olaylar gelişiyor. Biz türkler hala her sene Yenigünün gelişini demirleri döverek ateşlerden atlayarak kutluyoruz o kutlu günü. Her ne kadar bir destan olsa da verilmek istenen mesajı almak çok önemli. Yazarın son kısımda kaleme aldığı gibi 'O günden bugüne Türk budunu Börteçinesiz kalmadı. Her kıskacı aşacak, her zinciri kıracak bir kut emanetçisi zuhur etti.'
Bu güzel eserin son sayfasını kapattığımda çıkardığım ders çok netti. Son zamanlarda ülkemizin yaşadığı olaylar neticesinde ve okuduğum bu eser üzerine bir kez daha anladım ki "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur."
Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.