Halil Can Bağcı

Halil Can Bağcı
Halaskârgazi

Halil Can Bağcı

, bir kitabı okumaya başladı
Mustafa Çolak
9.1/10 · 106 okunma

Halil Can Bağcı

, şu anda okuyor
%6 (30/456 syf.)·
Beğendi
Erol Mütercimler
8.5/10 · 47 okunma
Bir mikrop medeniyeti değiştirir.
Eski savaşların galipleri her zaman en iyi komutanlara ve silahlara sahip olan ordular değil, çoğu kez yalnızca düşmanlarına bulaştıracak en berbat mikropları taşıyanlardı.
“Tarih farklı halklar için farklı yönde gelişti ama bu, çevresel farklardan dolayı böyle oldu, o halkların biyolojik farklılıklarından dolayı değil.”
Sayfa 17·Kitabı okudu
Bir imparatorluğun akıl almaz sonu;
Avrupa ile Amerikan yerlileri arasındaki ilişkilerin en dokunaklısı, 16 Kasım 1532'de Peru'nun bir dağ kasabası olan Cajamarca'da İnka imparatoru Atahualpa ile İspanyol fatih Francisco Pizarro arasındaki ilk karşılaşmaydı. Atahualpa Yeni Dünya nın en büyük, en ileri devletinin mutlak hükümdarıydı, Pizarro ise Avrupa'daki en güçlü devletin hükümdarı, Kutsal Roma İmparatoru V. Karl'ı (İspanya Kralı I. Carlos olarak da bilinir) temsil ediyordu. 168 İspanyol askerinden oluşan bir ayaktakımı güruhuna kumanda eden Pizarro bilmediği yabancı topraklardaydı, oranın yerli halkını hiç tanımıyordu, en yakındaki (Panama'nın kuzeyinde, 1500 kilometre kadar ötedeki) İspanyollarla bağlantısı tamamıyla kopmuştu, kendisine destek olacak güçlerin zamanında yetişmesine olanak yoktu. Atahualpa egemenliği altındaki milyonlarca insanla kendi imparatorluğunun tam ortasında oturuyordu; 80.000 kişilik ordusunun koruması altındaydı ve diğer yerlilerle yaptığı bir savaşı daha yeni kazanmıştı. Bütün bunlara karşın iki önder birbirleriyle karşı karşıya geldikten birkaç dakika sonra Pizarro, Atahualpa'yı esir aldı. Pizarro savaş esirini sekiz ay elinde tuttu ve onu serbest bırakma sözü karşılığında tarihin en büyük fidyesini topladı. Fidyeyi -5 metre eninde, 7 metre boyunda, 2,5 metre yüksekliğindeki bir odayı dolduracak kadar altını- topladıktan sonra sözünü tutmadı ve Atahualpayı öldürdü.