Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisinin karşısında, ihtilalci bir sahipzuhur olarak değil, belki halka rağmen, ama halk için ve halkın beklediğini halktan daha iyi sezen, halkçı bir önder olarak çıktı. Asker okullarının ve harp meydanlarının yetiştirdiği bir askerden beklenmeyen bir itidal mantığıyla bu Meclise kendisini bir "muvazane(dengeyi sağlama) noktası" olarak empoze ediyordu.
Eğer Reis seçilirse, Meclisle hükümet arasında bir denge noktası olacaktı. Ama daha baştan kendisine mukadder gibi görünen bu Reislik seçiminden önce de, bu denge noktası, yani kendisi aleyhine işletilebilecek bütün çarkları görüyordu. Bunları Meclisin önüne, hem de seçimden önce ve açıkça sermekten çekinmedi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Milli mücadelenin ilk şehidi Hasan Tahsin'dir. Bunu ikinci bir ateş takip etti. İkinci silahı atanın adı sanı bilinmez. Fakat hikayesi eski İzmirliler arasında hala dolaşır. Bir görgü şahidi şöyle anlatır:
"Yunan efzun alayı tam askeri mahfil önüne geldiği zaman; genç, uzun boylu, yağız bir delikanlı, sokağın başına çömeldi. Silahına davrandı. Nişan aldı. İlk kurşunda efzun alayının bayrağını taşıyan uzun boylu, müheykel bir Yunan erini yere serdi. Yunan sancakçısı kurşunu alnından yemişti. Yağız Türk delikanlısı daha dört-beş kurşun boşalttı. Yunan sancak muhafız bölüğü yere yatmış, ateş ederken, arkadaki Yunan bölükleri geriye doğru kaçtılar ve oralarda mevzilendiler. Delikanlı o sırada bir sokağa daldı ve kayboldu."
Halk arasında bu hikâyenin sonu şöyle bağlanır:
"O sırada civar evlerden birinin penceresinden bakan yaşlı bir kadına bu yağız delikanlı dönmüş ve şunları söylemiş:
-Nine gördün ya, yarın ahirette şahidim sen ol. Kurşunum, cephanem tükendi; onun için tüfeğimi omuzladım, geriye gidiyorum."
Ya 57. Alay? 57. Alay bir başka türlü alaydı. Alayda bu gök kubbede baki kalan bir hoş sedadır. Çünkü Çanakkale Harbinde 57. Alay, tamamen şehit oldu. . .
Büyük bir yenilgiden sonra, bulunduğu toprağa sarılmak ve arkasındaki devletin artık yıkıldığını görünce, bulunduğu toprakta istiklale ulaşmak kararlarının heyecanını biraz bilirim.