Stefan Zweig 'in en sevdiğim kitaplarından biri kategorisine erişti bu kitap.
5 öyküden oluşuyor ve her biri birbirinden şaşırtıcı ,ilgi çekici , düşündürücü.
Kitaba adını veren Ay Işığı Sokağı ilk öykümüz ve pinti bir adamın karısını düşürdüğü durum sonucu aklını kaçırışı ve kadınla kendi sonunu hazırlayışı anlatılmış.
İkinci öykü kitap içerisinde en sevdiğimdi. Leporella adlı hizmetçinin efendisinin gözüne girmek için sürdürdüğü hayatının nasıl sonuçlar doğurabildiğini ve hayatını sona nasıl sürüklediğini konu almış.
Üçüncü yine savaş zamanı geçen Fransız bir askerin talihsiz bir kaza sonucu arkadaşlarının tamamını kaybettiğinden habersiz bayılması uyandığında ise İspanyol bir askeri öldürerek kıyafetlerini çalmasının kendi sonuna mal olacağını düşünmeden açlıktan köye inmesi ve Fransız arkadaşları tarafından katledilmesinin konu aldığı Nişan adlı öykü çok çarpıcıydı.
Leman Gölü Kıyısında Olay adlı öyküde ise Rus askerin yabancı bir kasabada yaşamak yerine Rusyadaki eşine ulaşmak uğruna kendi sonunu getirmesi konu alınmış.
Son öykü Avare aslında çok kısa ama düşündürücü. Lise son sınavını geçemeyen bir gencin yıllarına mal olan son sınavı aklından çıkaramayışı ,sonu gelmez döngüye girmesine neden olmuş.
Ben kadının sıkıntıdan öleceğini düşünmüştüm ama sonuç beni çok şaşırttı.
Merak uyandıran güzel bir öykü biraz uzun sürdüğünü düşünüyorum onun harici etkileyiciydi 10/7
Ferdinand başını gökyüzüne kaldırdı, yeryüzünde insanoğlu için kendi yasasının dışında bir yasa olmadığını ve hiçbir şeyin birine bağlı olmak kadar insanı hayata bağlamadığını hissetti.
Bir an eşini bırakıp gerçekten gideceğini sandım, heyecan verici sadece kısa bir hikaye.