Canan Taş Öksüz

Canan Taş Öksüz
@Canantas
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Okurken çoook keyif aldığım "Şaşkın Cambaz"ı duymayan, okumayan kalmasın. Buradan Türkçe Öğretmenlerine sesleniyorum. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında özellikle 5. sınıflar için bu kitabı mutlaka listenize ekleyin, neden mi? Başlar başlamaz sımsıcak bir hikaye sarıp sarmalıyor. İp Cambazı Singo, babasından kalma uğurlu ipini bir gün kaybeder. Uğurlu ipi onun her şeyidir, o olmadan gösteri yapacağına inanmaz. Peki uğurlu ipi nerededir? Singo uğurlu ipini bulabilecek midir? Bir çocuk kitabında olması gereken her şey var bu kitapta. Bol kahkaha, güzel mesajlar, hayal gücünü kamçılayan cümleler... Okurken çocukluğuma gittim, sadece çocuklara değil herkese hitap eden bir kitap aslında. Cesaret, dostluk,yardımlaşma, kendine güven, dayanışma vb. kavramları içinde barındıran kitap beni dil zenginliği konusunda oldukça şaşırttı. Okurken ne kadar çok deyim var, dedim. Sonrasında bu deyimleri listeleyeyim derken aman Allah'ım bitmek bilmedi. Tam tamına 171 deyim. Gözümden kaçanlar da vardır illaki ama bu sayı gerçekten inanılmaz. Bu kitabı okuyan çocuklar yüzden fazla deyim öğrenecek, kelime dağarcıkları oldukça gelişecek. Sevgili @maltnz.art a ayrı bir yer vermek istiyorum. Çocuk kitaplarında görseller oldukça kıymetlidir. Merve Hanım o kadar güzel çizimlerle yansıtmış ki kitabı... Singo'nun küçüklüğü onun saçını babasından, burnunu annesinden almasını ince ince işlemiş. Her bir resim hikayeyi çok iyi yansıtmış. Kitapta Gregor Samsa'ya yer verilmesi yüzümde tebessüm oluşturdu. Ayrıca yer alan her bir karakterin ismi oldukça özgün. Yazarımız kendi hayatından yer yer alıntılar da sunuyor bize. Benim anlatacaklarım bitmez. Siz en iyisi bu güzel kitabı okuyun, okutun. #cnnhocaöneriyor En sevdiği çizgi filmi en sevmediği günün gecesinde izleyerek uyuya kaldı.
1000Kitap
Şaşkın CambazHüseyin Keleş · Timaş Çocuk Yayınları · 20269 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Geçen hafta kulüp toplantısında tanıdığım, aslında Metin Özdamarlar'ın kitaplarında ismini hep gördüğüm Sevgili Hüseyin Keleş; bu kez editör olarak değil yazar olarak çıktı karşıma. Sımsıcak bir hikaye, umut dolu, hayal dolu, mücadele dolu... Kahramanımız Tahsin Kerem, ünlü kaleci Peter Schmeichel hayranıdır. Bu öyle bir hayranlık ki herkes ona Şımaykıl Kerem der, Kerem'in en büyük hayali Şımaykıl gibi bir kaleci olmak. "Bir hayalim var ve onun peşinden gitmek beni heyecanlandırıyor. Bu heyecan, bana asla vazgeçmemem gerektiğini öğretiyor." Mahalle takımında yedek kaleci olarak kendine yer bulan Şımaykıl Kerem, oldukça üzgündür. İsminin önüne eklenen "Yedek" ifadesi onun kalbini kırmıştır. Yedek kelimesini duymaya tahammül edemez olmuştur oysa yedek olmak o kadar da kötü bir şey değildir. Hatta çoğu zaman hayat kurtarır, bunu yaşadığı tecrübelerle öğrenir Şımaykıl Kerem. Bir maçta karşı takımın kalecisi hastalandığı için gazoz ve dondurma karşılığında diğer takıma transfer olur. Bu kendisini göstermesi için büyük bir fırsattır. Şımaykıl Kerem bu fırsatı değerlendirip iyi bir kaleci olduğunu gösterebilecek midir? Cevabı kitabımızda. Yazarın üslubu, çocukların dünyasını çok iyi biliyor olması kitabı oldukça etkileyici kılıyor. Toplantıda öğrendiğim kadarıyla yazarımız aslında kendini anlatmış, kendi çocukluğunu. Sokakta oynayan son neslin şanslı bir ferdi olan yazarımız, biz büyükleri de o güzel günlere götürdü. Kalemine sağlık, böylesine etkileyici bir kalemden birçok eser okumak ve okutmak dileğiyle. #cnnhocaöneriyor @husseyinkeles Hayat bazen beklenmedik bir anda golünü atar. Biz bir takımız ve önemli olan takım halinde iyi oynamak. Daha da önemlisi futbol sayesinde yardımlaşmayı, disiplini, sıkı çalışmayı ve pes etmemeyi öğrenmek. "Dosluk, birlikte kurulan
1000Kitap
Yedek KaleciHüseyin Keleş · Timaş Çocuk Yayınları · 2024146 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 15:31
Nükteli anlatımıyla gönlümüze taht kuran Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tek poliste romanı olan "Kesik Baş" ile karşınızdayım. Nafiz Efendi bir gün çakırkeyif bir haldeyken bir kuyuya düşer. Başı kaynanasıyla dertte olan Nafiz Efendi çukurda eline gelen çıkını lahana sanır ve kaynanasına götürmek için yanına alır. Alır almasına ama o çıkını içinde lahana değil kesik bir baş vardır. Bu kesik baş kime aittir? Merhumun geriye kalan uzuvları nerededir? Kesik baş cinayetinin soruşturmasında Remzi ve Seyit Efendi görevlendirilir. Nafız Efendi masum olduğunu ispatlayabilecek, gerçek şuçlu bulunacak mıdır? Cevabı kitabımızda. Başlangıçta alışık olduğumuz Hüseyin Rahmi anlatımıyla yüzümüz gülerken ilerleyen sayfalarda merak dolu bir hikaye bizleri bekliyor. Akıcı bir kitap arayanlara #cnnhocaöneriyor Herkes bir lokma ekmeğin peşinde. Eskiden para aslanın ağzındaydı, şimdi nerede olduğu belli değil. Galiba akıllı insanlar vaktiyle onu tuttular. Vücutlarının en derinlerine indirdiler. Hazımsızlığa uğrayacaklar sandık ama boş lakırdı, bir şey olmuyor. İş tamamen para yutma becerisinde, aslan olabilmekte. Uzun bir vefaya kalbimizin tepkisi, daima nankörlük ve acı bir vefasızlıktır. Zaman, bir firavun cesediyle bir fare ölüsünün sonlarındaki eşitliği sağlayan güçtür. Çünkü tabiat, bir vücutta verdiğini son zerresine kadar geri alan en müthiş alacaklıdır. Sadece bu alıntılar bile kitabın ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor.
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025552 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 08:45
"Tarih boyunca deha denilince akla hep erkekler geldi oysa zorluklara direnen, önyargıları aşan, kendi yolunu açan nice kadınlar var." Bahar Eriş, tarih boyunca bastırılmış kadın dehaların izini sürmüş ve bizlere "Boyun Eğmeyen Kadınlar" adı altında nice kıymetli isimleri tanıtmış. Frida, Lou Salome, Anna Freud ve Virginia Woolf hikayesini bildiğim isimlerdi. Onların dışında "Kuş ölür, sen uçuşunu hatırla..." diyen Furup Ferruhzad'ın zorlu yaşamı, Pakistan'ın ücra bir köyünde doğan umudun ve cesaretin simgesi olan, On yedi yaşında Nobel Barış Ödülü'nü alan Malala... Malala için bir parantez açmak istiyorum. Taliban zulmüne sessiz kalmayan cesur Malala şu düşünceyi savunuyordu: "Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem dünyayı değiştirebilir." Verdiği mücadele onun ölümüne neden oldu ama bir direnişin sembolü olarak hâlâ yaşıyor. Yayoi Kusama'nın hayatı oldukça ilgimi çekti. Küçük yaşta görmeye başladığı halüsilasyonları resme aktararak hayata tutunmayı başaran, büyük bir hayran kitlesine sahip bir sanatçı ve akıl hastanesinde hayatını idame ediyor. Françoise Gilot'un hayatı bana Pablo Picasso'nun bilmediğim yüzünü ortaya koydu. Remziye Hisar'ı okurken oldukça gururlandım, İris Apfel'in " Pişmanlıkla vakit kaybetmeyin. Her şeyi büyük bir mesele haline getirirseniz, enkaz haline gelirsiniz." sözü beni oldukça etkiledi. Otizmli bir dahi olan Temple Grandın'ı tanıdım ve daha nice güçlü kadınlar... Sadece kadınlar değil; erkekler de bu kitabı okumalı. Kadınların din, dil, ırk fark etmeksizin her yerde verdiği mücadeleye şahitlik etmeli. "Erkekler ezildiğinde buna trajedi denir. Kadınlar ezildiğinde buna gelenek denir." Letty Cottin Pogrebin Hayatında bir şeyler başarmış kadınların çoğu, neredeyse kimse tarafından sevilmez. Françoise Gilot Kadınlar,
1000Kitap
Boyun Eğmeyen KadınlarBahar Eriş · Alfa Yayınları · 2025320 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kars'tayken öğrencilerimden sıklıkla dinlediğim Yuan Huan'ın Kulübesi'ni nihayet ben de okudum. Öğrencilerimin niye bu kadar sevdiğini de böylelikle anlamış oldum. Yaz tatili bitmiş, okullar açılmıştır. İlhami, Caner ve Zümrüt için okulun ilk haftası geçmek bilmemektedir. Üstelik Türkçe Öğretmenleri de değişmiştir ve yeni gelen öğretmen her hafta bir kitap okuyup değerlendirmelerini istemektedir. Kitap okumayı sevmeyen İlhami kara kara düşünmektedir. Tüm bunların yanında görmeyi çok istediği sirk de iptal olunca hayalleri suya düşmüş, dünya başına yıkılmıştır. Her şey kötü giderken bir kırmızı kulübe tüm hayatını değiştirir. Sirk alanına bırakılan o kırmızı kulübe oldukça dikkatini çeker, bu bir telefon kulübesidir. Telefonu kulağına götürür ve bir ses ona " Dinle..." der. Kulaklarına inanmayan ilhami hayal gördüğünü sanır ama her şey gerçektir. İlhami her gün o kırmızı kulübede hikayeler dinler, artık Türkçe dersinde anlatacağı birçok hikayesi vardır. Başlangıçta ödev yükünden kurtulma mutluluğuyla dinlediği hikayeler, zamanla onun dünyasını bambaşka bir dünyaya çevirir. Hikayelerle her yere gidebileceğini, zamanın hikayelerle genişleyebileceğini, hikayelerle değişebileceğini öğrenir. Üstü Çizilmiş Çocuklar, Tünel Kazan Çocuklar, Gececiler, Ara Kat ve son olarak Hikayecinin Hikayesi'ni dinler. Zamanla bu seslerim bant kaydı olmadığını anlar. Peki bu telefondaki ses bir bant kaydı değilse nedir? Cevabı kitabımızda. İlhami'nin dinlediği her bir hikaye kendi içinde o kadar anlamlı ve etkileyiciydi ki yazarın kalemine hayran kalmamak elde değil.Özellikle "Gececiler" hikayesi beni çok etkiledi. 5. ve 6. sınıf öğrencileri başta olmak üzere birçok çocuğun kalbine dokunacak bu kitabı #cnnhocaöneriyor Bazı insanlar, kitap okurken hikayedeki karakterlerin odada
Yuan Huan'ın KulübesiMiyase Sertbarut · Tudem Yayınları · 20241,309 okunma