İlk inceleme yapacağım kitap. Benim için çok anlamlı açıkcası...Bazı hatalar yapar isem affola... Şunu söylemeliyim ki ; kim kendi yüreğine hissederek ben 'Türküm' diyorsa okumalı. Hatta bunu herkes
👏👏👏 Ne kadar güzel bir yorum, kitabı ne kadar iyi çözümlemişsiniz. Her bir tedayını, o detayların verdiği mesajları ince ince işlemişsiniz yazınızda tebrikler.
Şu hükûmetin de işine akıl ermiyordu vesselam Gâvur içinde gâvurlaşmış tohumu bozukları al,getir, yıllar yılı bu topraklar üzerinde, bu toprakların iyi kötü günlerinin kahrını çekmiş yerlilerinin rızkına ortak et
Cumhuriyet'in İlk Sabahı'nın ardından "Kınalı Serçe" ile yeniden bir araya gelen Şermin Yaşar ve İlber Ortaylı sımsıcak bir hikaye sunuyorlar bizlere.
Yazarlarımız 1840'lı yılların Topkapı Sarayı' nda yaşayan dokuz on yaşlarında lalasının şamaroğlanı, yağcı efendisi, sabuncuzadesi, laklakisi; bolkepçe ağanın helvacı paşası gibi türlü lakapları olan bir çocuğun dilinden 1935 yılına kadar uzanan Topkapı Sarayı' nın hikayesini anlatır bizlere.
Annesi babası olmayan lalasının elinde büyüyen, üzüldüğünde çınar ağacına sarılan, saraydaki herkesle arkadaş olan bu çocuk, bir gün sarayın yıkılacağını duyar. Dünya başına yıkılır, koskoca Topkapı Sarayı nasıl yıkılır? Yıkılırsa o nereye gider, kendini bildi bileli evi bildiği yerden nasıl ayrılır? Kimin yanına gitse derdini anlatamaz bir kınalı serçedir, herkesin dilinde. Peki neydi bu kınalı serçenin öyküsü? Cevabı kitabımızda :)
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,753 okunma