Şüpheli bir han tabelasıydım sanki orada.
-Bir fırtına gelip kovdu göğü. Akşamdı,
Yitiyordu ormanların suyu erden kumlarda,
Buz parçaları fırlatıyordu göklere Tanrının
rüzgarı;
Çölü sevdim, yanık meyve bahçelerini, rengi atmış dükkanları, ılınmış içkileri. Ayaklarımı sürüyerek yürüyordum pis kokulu daracık sokaklarda ve, gözlerim kapalı, sunuyordum kendimi ateş tanrısı güneşe.