İnsanlar öldüğünde havalanan kuş, yaşarken bedenlerinin neresindedir acaba? Kaşlarının çatında mı, kafasının üstünde mi yoksa kalbinde bir yerlerde mi?
"Hayatım boyunca kendimi bir arada tutmak için çok çaba sarf etmişim. Dökülüp dağılmaya teşne parçalarımı öyle sağlam bir tutkalla yapıştırmam gerekmişti ki, bu sağlamlık beni galiba taşa çevirmişti. Taş yerinde ağırdı. Şimdiyse o taşı yerinden kaldırmam gerekiyordu, belki de yolda başına ne gelir diye düşünmeden, öylece bayırdan aşağı yuvarlamam."
Hayatin yan yana dizdigi seyler bazen rastlantisal, bunu kabul edebilirim ama bazen de öyle bir ince planlama, öyle hassas bir ayarlama yapiyor ki kozmos, sanki birisi posta kutuna, "Bir dost" imzall bir mektup birakiyor. Oyle sihirli bir uyandirma servisi. Insan bir gün aniden bir seyin farkina variyor...