Hemdem

Mevlânâ Hazretleri buyurur :
"Kur'ân-ı Kerîm'in âyetlerini ve Hazreti Peygamber'in hadis-i şerîflerini okumadan evvel, kendini düzelt. Gül bahçelerindeki güzel kokuları duymuyorsan, kusuru bahçede değil, gönlünde ve burnunda ara!.."
Reklam
Mü'min, abdest alırken ağzını yıkayıp onu Kur'ân-ı Kerîm tilâvetine ve Cenâb-ı Hakk'ın zikrine lâyık bir zâhirî temizliğe kavuşturduğu gibi; yalan, gıybet, dedikodu, iftira ve benzeri günahların kirini de tevbe, istiğfar ve gözyaşı ile yıkayıp kalbini mânevî bir temizliğe tâbî tutmalıdır. Zira Kur'ân-ı Kerîm, asıl kalp ile okunur. Temiz bir kalple okunmayan Kur'ân'dan gerçek mânâda feyz ve rûhâniyet alınamaz...
Kuranı Kerim, asıl kalple okunur. Gözün vazifesi, kalbe bir nevi gözlük olabilmektir.
İmam Gazâlî Hz. şöyle der :
Kuranı dil okumalı;akıl, firasetiyle tercüme ve tefekkür etmeli, kalp ise hazmedip ders almalıdır.
İhya,I, 816·Kitabı okuyor
Abdullah bin Mesud şu tespitte bulunmuştur :
Kuran, kendisiyle amel edilsin diye indirilmiştir. Fakat insanlar onu okumayı amel edindiler.
Serahsi, Mebsut, I, 200,Beyrut, 1331·Kitabı okuyor
Reklam