**Yalnızca kendini daha iyi duruma getir,düzelt,iyileştir,yalnızca kendini yola getir,uslandır,ıslah et.Dünyayı iyileştirmek için yapabileceğin tek şey budur.
#215606366#214705663
Vücudumuzdaki sayısız fabrikanın yine sayısız ünitesinde her an milyarlarca biyo-kimyevî icraat, muhteşem bir nizam içinde, haberimiz bile olmadan gerçekleşmektedir. Öyle ki sadece bir saatliğine vücudumuzdaki hücrelerin, dokuların, organların sevk ve idaresi bize verilse, kim bilir ona kaç defa ârıza yaptırırdık. Bu bile insanın Rabbine karşı acziyetini, muhtaçlığını, dolayısıyla O'na itaat, teslimiyet ve şükrün zarurî olduğunu ifadeye kâfidir.
Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede soruyor:
"Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği şekilde birleştiren, ihsânı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?"
Bir çekirdekten koca bir ağaç nasıl çıkıyor? Bu ağaç, ne şekilde tonlarca meyve veriyor? O çekirdeğe bütün bu oluş sırrının plån ve programı nasıl sığıyor?
Bir yumurtadan bir canlı nasıl çıkabiliyor? Ya insan? Bir zerreden nasıl teşekkül ediyor? Hangi kudret bütün uzuvları o zerrenin içinde mahfuz tutuyor?
Velhasıl her varlık, hârikulāde yaratılış sırlarıyla gören gözler için ilâhî kudret ve azametin mührünü taşıyor.
Allah'ın yarattığı bir koyun, ot yer, su içer; süt olur. Fakat bir insan, en yüksek teknolojiyle bir fabrika kursa, bir taraftan ot, bir taraftan su verse, yine de bir koyunun sütünü îmâl edemez.
Bir filin içine milyonlarca karınca konulsa yine de dolmaz. Lâkin filin hayâtiyetini temin eden organlar, bir karıncanın, hatta ondan daha küçük canlıların içinde de var. Rabbimiz'in ilim, kudret ve sanatı ne kadar da muazzam; hem mikroda, hem de makroda!...
İnkişafı gerçekleştiren bir kul, bahar mevsimine erdiğinde; o açan çiçekleri, toprağın bereketini, pınarların, derelerin, nehirlerin coşarak akışını seyrettiği zaman, bu manzaradan kendine hisse çıkarır ve; "Ben de bu coşkuyla kendimi daha fazla varlık gâyeme, yani Allah yolunda gayret ve ibadete adamalıyım..." diye düşünür.