Hasan Basri'ye 'Sen mü'min misin?" diye sorulur. İnşaallah' der. "Niçin iman'da istisna yaptın?' diye sorulduğunda da şöyle cevap verir: "Peki ya bunun üzerine Allah bana Yalan söyledin ya Hasan! derse? Bu yüzden de azaba müstahak olmaktan korktuğum için böyle söyledim".
Hasan Basri bir keresinde de şöyle demiştir: "Allah'ın bende bulunan ve mâlumâtım dahilinde olmayan birtakım kötülüklere muttali olması ve bundan dolayı bana buğzederek 'Ey kulum! Git! Senin hiçbir amelini kabul etmedim' demeyeceğinden ve yaptıklarımı boşa çıkarmayacağından emin değilim".
İbrahim b. Edhem de "Sana 'Sen mü'min misin?" denildiği zaman, Lâ ilahe illallah' ile cevap ver" derdi.
Bazen de "Ben imanımdan şüphe etmiyorum. Fakat bana 'Sen mü'min misin?' diye sual sorman bid'attır" buyururdu.
Küfe fakihi Alkame b. Kays'a 'Sen mü'min misin?' diye sorulduğunda 'Eğer Allah dilerse, öyle ümit ediyorum' cevabını vermiştir.
Süfyan-ı Sevrî şöyle demiştir: 'Bizler Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve Rasûllerine iman eden kimseleriz. Allah nezdinde ne olduğumuzu bilmiyoruz'.