Hemdem

Yaşlı ama fit, yaşamayı seven bir kadının anlatıldığı kısa bir belgesel de, o kişi şöyle demişti "Yaş bir düşman değil, bilgelik ve anın tadını çıkarma yeteneği getiren bir müttefiktir."

Sena

@senaahsen
·
Brezilyadaki kimi yerliler, “kaç yaşındasın?” anlamına gelen “yaşamın kaç kez çiçeklendi?” diye sorarlarmış. Kaç bahar gördün? Kaç baharı fark edebildin? Çiçeklerin açtığını kaç kez gördüysen, o yaştasın.
Sayfa 254·Kitabı okudu
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Allah Teala rahmet eylesin
Allah Teâlâ razı olsun bu güzel paylaşımın için kardeşim❤️🌹

ᴋᴀʟʙ’î ᴍᴇᴄʀûʜ

@Kahveyemeftun
·
Mutluluk ve zenginliğin gücüne tapanlar, elimizden “Yaşadığımız hayattan memnun olmak” erdemini aldıklarından beri insan olarak kulluğumuzu unutup isteklerimizde haddimizi aştık. Giyimi iyi olan bir insanın saygıdeğer olmasını hangi bilimle temellendiriyorsunuz? Halifemiz, Hz Ömer; ümmetin parası çarçur olmasın diye dokuz yamayla dolaşırdı ama Roma kumandanları onun karşısında titrerlerdi! Elbisemizdeki yamalar namusumuzun, haysiyetimizin madalyalarıdır! Takının, altının, ipeğin, gösterişin yasak olduğu İslâm dinine bağlı bu çocukları, niçin “Kişisel Gelişim” adı altında, şeytanın arkasından koşturuyorsunuz? Şimdi sanatçının, âlimin karnını doyuramayanına “Başarısız Entel” diyorsunuz! İpekli kravatlarınıza bakmaktan, ilmimizin madalyaları olan yamalarımızı göremiyorsunuz ki? ... Şeytanın suflesiyle yazılan kişisel gelişim kitapları sayesinde paranın modern çağda tanrılaştığına ve güç dininin büyümesi için nasıl canhıraş çabalandığına şahit oluyoruz. Sabır ve şükür, dünyada başımıza gelenlere dayanma gücüdür. Kişisel gelişimcilerin dediği gibi, ille de içimizden bir “Dev” çıkaracaksak, bu; “Sabır, Şükür ve Rıza Devi” olmalıdır. Modern insan, insan olmanın hüznü ve utancıyla bir kez olsun ağlayacak olursa ona “depresyonda olduğu” söyleniyor ve bir an evvel mutlu olması için ilâçlar veriliyor. Kimsenin ağlayarak günahlarından arınmasına izin verilmiyor. Buna “zayıflık” diyorlar. Müslüman, çevresinde zayıflar zulüm görürken, aç yatanlar varken ve kul hakkına girdiği zaman kendisiyle barışık bir hâlde kafasını yastığa koyamaz, koymamalıdır.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Hep iyi olmaktan kaybediyorum, ponçik kalbimi nasıl kırdılar, bana bunu nasıl yaparlar, şöyle kırdılar, böyle incittiler... Bu serzenişlerin çoğu kendimizi merkez de görme, benlik (enaniyet) vehminden beslenir. Modern çağın en büyük yanılgısı ve pompaladığı şudur : sen değerlisin, kırılmamalısın,sen şöylesin, sen böylesin... İnsanı kırılmaması gereken bir varlık sandırmak.Halbu ki imtihan edilen, zayıflıkları olan varlıklarız.Kırıldıkça, incindikçe gelişip kendimizi bulacağız.
"Modern çağın kaygılarına felsefî bakış" diye bir kitap tanıtımı çıktı karşıma. Modern çağın kaygısı, felsefenin ürettiği bir kaygıdır; nerden nasıl bakacakta ilacı yine felsefe olacak.
"Allah sevmediği bir kulunu hayırda kullanmaz."