Canon Daddy

Canon Daddy
@CanonDaddy
Azərbaycan
1998
89 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Yeniçağ'ın sıcak içeceklerinde, alkollü içkilerin topluluk ritüelleriyle karşılaştırılabilecek şeyler yoktur. Kahve ve çayın hakiki burjuva içecekleri olması, içmenin arkaik anlamlarından tamamen kopmuş olmalarından da bellidir. Kahve ve çay fincanları karşılıklı kaldırılmaz, fincanlar tokuşturulmaz, bir tur çay ya da kahve ısmarlanmaz. Kahve ve çay içenler birbirine içten bağlı bir topluluk değildir, tek tek bireylerden oluşan bir kümedir. Kahvehanede bir masada tek başına oturup gazete okumak son derece normaldir; klasik kahvehane oyunları bilardo ve satranç, 'ben-konsantrasyonu' gerektirir. Kısacası, meyhanedeki tüm ritüeller BİZ'le ilgilidir, kahvehanede ise merkezde BEN vardır.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Tarih
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Armağan vermenin bu ilk anlamı bugün de hala kısmen görülür. Armağan eden, ısmarlayan, davet eden daha üstün, daha güçlü olandır. Armağanı alan kişi parasını ödemeden bir değere sahip olma avantajını elde etmişse de, bu avantajın bedelini edilgen, alan kişi durumuna düşerek öder. Toplumumuzda güçsüzlüğü ve edilgenliği temsil eden kadın ve çocuklara işte bu yüzden daha çok armağan verilir. Bir armağana armağanla, davete davetle karşılık vermek adetinde, verilen her armağanla aslında karşıdaki kişinin özerkliğine bir saldırıda bulunulduğunun anısı yatar. Görünüşte güzel olan her şeyin yaldızını dökmekte usta olan Nietzsche minnettarlığın bir tür intikam olduğunu söylerken bunu kasteder: Birinden bir iyilik gördüğünde ya da bir armağan aldığında teşekkür eden kişi, manevi bir karşılık, bir armağan vermiş olur; armağanın insanın varoluşuna bulunduğu saldırıyı nötralize etmek ya da intikamını almak için bulunan bir formüldür bu.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Tarih
İçki ritüellerinde varlığını sürdüren arkaik töreye antropolojide potlaç denir. Potlaç, tanrıya değil, diğer insanlara verilen bir tür kurbandır. Potlaçta değerli nesneler kabile üyelerinin gözleri önünde ya tahrip (tahrip potlacı) ya da armağan (armağan potlacı) edilir. Modern rasyonalist anlayışa göre bu töre anlamsızdır ama Fransız antropolog ve sosyolog Marcel Mauss'un saptadığı gibi, ilkel toplumlar için büyük önem taşır: "Abartılı armağanlar ve aşırı tüketim, anlamsız kayıplar ve mülk tahribatı hiç de özgeci değildir. Kabile reisleri, vasallar ve uşaklar arasındaki hiyerarşi bu tür sunularla oluşur. Vermek demek, üstünlüğünü göstermek, daha değerli, daha üst statüde olduğunu kanıtlamak demektir; karşılığını ya da daha fazlasını vermeden verileni kabul etmek, boyun eğmek, uşaklaşmak, daha da alçalmak demektir."
Sayfa 178·Kitabı okudu
Tarih
16. yüzyılda bile her içki ziyafetinin sonunda tüm katılımcılar zil zurna sarhoş olur, zira biri içki içmeyi kestiği anda, içki töresine inanılmaz bir saygısızlık etmiş olur. İçki içmekle ilgili büyük bir tabu vardır: Sunulan bir içkiyi kabul etmemek ya da içkiye içkiyle karşılık vermemek çok büyük bir ayıptır.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Tarih
Zehirli içki, insanlığın içki kültürü ve büyü kadar eskidir. Büyüsel tasavvura göre, her içecek zehirli olma potansiyelini taşır ya da daha genel bir ifadeyle, tehditkardır, zira içene düşman bir ruh barındırıyor olabilir. İnsanlığın çok eski çağlardan beri geliştirdiği içki ritüellerinin amacı bu tehdidi ortadan kaldırmaktır. İçki ritüelleri toplumun ritüelleridir. İnsanlar toplu halde içerler, çünkü kendilerini diğerlerine karşı güvende hissetmek, birbirlerini karşılıklı denetlemek isterler. Kralın içeceğini, zehirli olması ihtimaline karşı önceden tatmak zorunda olan çeşnicibaşı, bu denetlemenin en açık ifadesidir.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Tarih