19. yüzyılın başında ilkin İngiliz metropollerindeki pub'larda, "Gin Palaces" denen yerlerde ortaya çıkan bar tezgahı, Sanayi Devrimi'nin öz be öz evladıdır. Bu açıdan ispirtolu içkilere benzer; tezgah, ispirtolu içkilerin iç mimarideki karşılığıdır. Nasıl ki yüksek alkollü içkiler sarhoş olma sürecini hızlandırıyorsa, tezgah da müşterinin pub'da kalma süresini hızlandırır, yani kısaltır. İspirtolu içki içmek, içkinin tadına yudum yudum varmak değil, içkiyi bir dikişte bitirmektir. Bu süreç o kadar kısadır ki, ayakta olur biter. 19. yüzyılın başında Manchester'da ve diğer İngiliz sanayi kentlerinde mantar gibi biten "Gin Palaces", tezgahların yürüyen banda benzetilebileceği içki içme fabrikaları haline gelirler. Manchester'daki bu pub'lardan biri bir saat içinde 400 müşteriye içki servisi yapar. Londra'nın en büyük 14 "Gin Palace"ı haftada 270.000 müşteriye hizmet eder, ki bu rakam büyük bir kentin nüfusuna eşittir. Bu nedenle, bar tezgahını trafiği hızlandıran bir yenilik diye nitelemek abartılı olmaz; tezgah, Haussmann'ın "Place de l'Etoile"inden ya da Woolworth mağazalarından farklı değildir" (Gorham/Dunnett). Bar tezgahı pub'da bambaşka bir trafiğe neden olur. Demiryolunun seyahati; mekanik dokuma tezgahının tekstil üretimini hızlandırdığı gibi, tezgah da içki içmeyi hızlandırmıştır.