Kişi yaşamının temeli olacak vizyonunu, başkalarına göstermelik olarak değil, kendisi için oluşturmalıdır. Yaşam vizyonu oluştururken, kendi iç dünyasına yöneltmeli, orada gönülü coşturan bir yaşam görevi, bir hizmet bulmalı ve bu yolu izleyerek geleceğini görebilmelidir.
Eğer bir insanın vizyonu alacağı maaşın ötesine geçmiyorsa, yaşamında neyin önemli olduğu ya da olmadığını bu çerçeve içinde algılar; anlık duyguları, dürtüleri, kısıtlı bilinci, başkalarının ondan bekledikleri, yaşamına yön verir.
T.S. Eliot’un şu maksimini hayata geçirecek kadar da kendimizde emin bir şekilde: “ Sadece çok uzaklara gitmeyi göze alabilenler, ne kadar uzağa gidebileceklerini öğrenebilirler.”