Kısa öykünün büyük ustası. Yazdığı son cümlelerle hikayeyi bambaşka bir yere taşıyor O. Henry. Bu güzel eserlerin dilimize kazandırılması beni çok mutlu etti.
Öykünün geçtiği kasabada, yıllardır süregelen bir gelenek lottery ya da piyango. Fakat kimsenin kökenini ve asıl amacını bilmediği bir gelenek bu. Körükörüne devam ettirilen bu bağnazlığa Jackson "piyango" diyerek güzel bir ironi yapmış. Çünkü asıl olan kısa çöpü çekmekten başka bir şey değil. Bana göre güzel bir distopya örneği. İyi okumalar.
The LotteryShirley Jackson · The New Yorker (Dergide yayımlanmıştır.) · 1992183 okunma
Esnaflığın, ustanın önemini gösteren bir tiyatro oyunu. Zaten bu özelliğinden dolayı oyun, her paskalya vakti esnaflar için sahnelendi vakti zamanında. Deşersek, bir kadın uğruna gurur zedelenmemeli, ustaya saygısızlık etmemeli ve gençliğin verdiği toy arzulara yenik düşmemeli gibi kıssadan hisseler de çıkabilir. İngiliz edebiyatının önemli eserlerindendir, okunması tavsiye edilir.
Kendisini sürekli, mütemadiyen haksız ve suçlu bulan bir karakter Tess... Tecavüz o yıllarda "da" meşrulaştırılıyor, kabahatli olan kadın ve haklı görülen daima erkek tarafı oluyor. Bu romanı okumak kolay olmadı çünkü bu nedenlerden ötürü, çoğu yerde hep birilerine kızdım. Bir de işin içine yazarın uzun pastoral betimlemeleri de olunca sancılar da çektim denebilir.
"Frame narrative" ve "postmodernism" örneklerini gördüğümüz bu kısa öykü, bizlere aslında yalnızlığa terk edilişin acı yanlarını gösteriyor. Dış dünyadan kopuk, kilitli kapılar ardına yaşayan yaşlı kör bir kadın, Noel vaktini yalnız geçirmemek pahasına evine bile isteye bir yabancıyı davet ediyor. Başka bir yönü daha var öykünün. Dünya değişiyor fakat benliğimiz hep aynı yerde duruyor, tıpkı Auggie Wren'in fotoğraf projesi gibi. Buna zıt olarak, yaşlı kadın ilk kez aynı yerde durmayı reddediyor, benliğine yani evine onlarca kez kilit açtıktan sonra başka birini alıyor. Farklı bir noel öyküsü. İyi okumalar.